Ana içeriğe atla

Türkiye-PKK çatışmasının bilançosu giderek ağırlaşıyor

Çatışmaların başladığı 20 Temmuz’dan bu yana Türkiye’nin içine düştüğü şiddet sarmalının yol açtığı bilanço her geçen gün daha da ağırlaşıyor.

RTSW6W.jpg

Türkiye’de ikinci ayını dolduracak olan çatışmalarda tarafların uyguladığı şiddet düzeyi arttıkça çatışmaların sosyal maliyetleri de ağırlaşıyor. Geçilen son kritik eşik çatışmaların sürdüğü illerde operasyon kararı yetkisinin hükümet genelgesiyle sivil valilerden yeniden askere devredilmesi oldu.

Geçici seçim hükümetinin geçen hafta 81 ilinin valiliklerine gönderdiği genelgeye göre halen çatışmaların sürdüğü 13 ilde operasyon kararı alma, planlama ve icra yetkisi Türk ordusuna verildi. Genelgede ayrıca şehirlerdeki sokak gösterilerini kontrol etmek için valilere asker çağırma yetkisi de tanındı. PKK hedeflerine yönelik askeri operasyon düzenleme yetkisi Mart 2013’de başlayan “çözüm süreci” kapsamında valilere devredilmişti. Bu genelgeyle ise eskiye, yani PKK ile mücadelede askerin ve askeri tedbirlerin öne çıktığı güvenlikçi politikalara geri dönülmüş oldu.

Askere niçin yetki devri yapıldı?

PKK’nın yeni dönemdeki çatışmalara hem stratejik-siyasi düzeyde hem de sahada ciddi bir çalışmayla, oldukça hazırlıklı girdiği gözleniyor. PKK’nın “öz yönetim” olarak adlandırdığı modeli, başta Cizre, Silopi, Şırnak, Yüksekova, Şemdinli gibi sınır hattındaki il ve ilçe merkezleri olmak üzere, aşağıdan yukarıya bir anlayışla ve kent milislerinin ön planda olduğu ‘şehir gerillacılığı’ teknikleri ile devlete, güvenlik güçlerine dayattığı görülüyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish