2013 yılında, Kürt sorununun çözümü için “Çözüm Süreci” ya da “Barış Süreci” adı altında başlatılan adımlarla Türkiye yeni bir döneme girmişti. Abdullah Öcalan’ın mektubu, 2013 Nevruz’unda Diyarbakır’da Kürtçe ve Türkçe olarak okunduğunda toplumsal umutlar yükselişe geçmişti.
Çatışmasızlık ve ateşkes, PKK’ya yönelik askeri ve polisiye operasyonların durdurulması, ülkede bir sükûnet döneminin de başlangıcı oldu. AKP Hükümeti ve o dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan da Çözüm Süreci’ni hızlandırmak, kamuoyu desteğini artırmak için peş peşe adımlar atıyordu. Dolmabahçe Sarayı’ndaki toplantılar, sürecin kamuoyuna dönük renkli ve görsel yüzüydü.
Sürecin zirve noktası ise 50 araçlık bir konvoyla Diyarbakır’a gelen Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Lideri Mesud Barzani ile dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır meydanında el ele gerçekleştirdikleri “toplu açılış” töreniydi. Ünlü Kürt türkücü İbrahim Tatlıses ve yıllardır sürgündeki Kürt sanatçı Şiwan Perwer’in birlikte söyledikleri Kürtçe türküler, “poşu” takan Emine Erdoğan da dâhil, meydandaki on binlerce kişinin ve töreni TV’den canlı izleyen milyonların gözlerini yaşarttı.
Erdoğan ve AKP hükümeti, Çözüm Süreci’nin “haklılığını ve doğruluğunu” anlatmak, halk desteğini almak için asıl ağırlığı ekonomik unsurlara verdi. AKP Ekonomi İşleri Başkanlığı tarafından uzun bir çalışma sonrası hazırlanan “Terörün Ülke Ekonomisine Tahmini Maliyeti” başlıklı rapor, Çözüm Süreci’nin ilan edilmesinin hemen ardından kamuoyuna açıklandı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.