İslam Devleti (İD), El Kaide ve diğer radikal örgütlerin kontrolü altındaki bölgelerde Orta Doğu’ya ait eşsiz tarihi anıtlara verilen zararın ve pervasızca süren tarihi eser kaçakçılığının boyutu uluslararası toplumu dehşete düşürmüş durumda. Savaş bölgesi hâline gelen alanlarda da darbeler, çeşitli müdahaleler ve iç çatışmalarda kullanılan savaş uçakları ve toplar onarılmaz bir tahribata neden oluyor.
Irak, Suriye Yemen ve Libya’da insanlık için paha biçilemez değeri olan eşsiz arkeolojik eserler yağmalandı ve yok edildi. Ancak bunların 2011’deki Arap Baharı’yla başladığını düşünmek yanlış olur. Irak’ın 2003’teki işgaliyle oluşan iktidar boşluğunda kıymetli arkeolojik eserler yağmalandı ve yok edildi. Koalisyon güçleri bu talanı engelleyemedi. Mısır Tarihi Eserler Yüksek Kurulu Başkanı Mustafa Emin’e göre savaştan bu yana Irak’tan 170 bini aşkın tarihi eser çalındı ve yurt dışına kaçırıldı.
Ancak bu kültürel yıkım, fanatik cihatçıların Arap dünyasında bir dizi bölgeyi ele geçirmesiyle gerçekten dramatik boyutlara ulaştı. Bu son süreçte Arap ülkelerindeki kültürel mirasın yıkımı ve yağmalanmasında üç boyutun olduğu söylenebilir.
Birincisi tarihi anıtların sistematik şekilde tahrip edilmesi ve insanlığın kültürel mirasına ait bazı katmanların telafisi olmayan şekilde tümden kaybolması. Bazı durumlarda bu yıkımlar maksatlı ve planlı gerçekleştiriliyor. Irak’ın UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan milattan önce üçüncü yüzyıla ait antik Part kenti Hatra’nın İD barbarları tarafından yerle bir edilmesi de buna bir örnek.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.