Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) emniyet teşkilatının çeşitli açık ve örtülü yöntemler kullanarak oluşturduğu ortamda içerideki aykırı sesler fiilen ortadan kaldırılıyor, yabancı tenkitçiler ise hedef tahtasına konuyor. Bunun sonucunda görüntüde pırıltılı bir özgürlük imajı oluşuyor ki New York Üniversitesi, Louvre ve Guggenheim müzeleri gibi Batılı kurumlarla kurulan ortaklıklar da bu imajı pekiştiriyor. Gerçekte ise ülke modern bir polis devleti olarak işliyor.
Ortalama BAE vatandaşı emniyet teşkilatını esrarengiz de olsa iyi tanıyor. Bir vatandaşın deyimiyle “Yanlış bir şey söylersen gelip seni alırlar ve ortadan kaybolursun.”
Son derece güçlü ve şeffaflıktan uzak olan emniyet teşkilatı adalet sisteminin dışında çalışıyor, vatandaşları gözaltına alıyor ve bu kişileri herhangi bir suçlama olmaksızın ve ailelerine haber vermeden aylarca alıkoyabiliyor. Örneğin Ubeyd Yusuf El Zabi isimli kişi CNN televizyonuna konuştuktan sonra ortadan kayboldu. Bir yılı aşkın bir zaman sonra sağlık sebepleriyle serbest bırakılması için mahkeme kararı çıktı. Ancak aktivist Ahmet Mansur’un Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre emniyet Zabi’yi hâlâ ülkenin bir köşesinde tutmaya devam ediyor.
İsminin gizli kalması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan bir BAE vatandaşı da Hintli işçilerin istismarına karşı sesini yükselten bir avukatın başına gelenleri şöyle aktarıyor: “Aniden ortadan kayboldu ve ailesi iki ay boyunca kendisinden haber alamadı. Birkaç ay sonra ortaya çıktığında tabii ki ağız değiştirmişti.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.