1915’te Anadolu’da yaşayan Osmanlı Ermenilerinin katliam ve tehcire uğratılmasının soykırım olarak tanımlanmasına şiddetle karşı çıkan Ankara’nın, Ermeni Soykırımı’nın başladığı gün olarak kabul edilen 24 Nisan 1915’in her yıldönümü öncesinde dikkat kesildiği başkent Washington’dur. ABD Başkanı’nın 24 Nisan mesajında “soykırım” sözcüğünü kullanıp kullanmayacağı hususu her yıl ikili ilişkilerde belirli bir gerilime neden oluyor. 2015’in geride bıraktığımız 24 Nisan’ı Ermeni Soykırımı’nın yüzüncü yıldönümü olduğundan, ABD Başkanı Obama’nın soykırım deyip demeyeceğinin önemi hem Ankara, hem de bu olayın soykırım olarak tanınması için yoğun çaba sarf eden Ermeni diasporası ve Erivan açısından daha da önem kazanmıştı. Beklentiler ise Obama’nın 1915’in yüzüncü yıldönümü de olsa bu 24 Nisan’da da Türkiye ile olan ikili ilişkilere zarar vermemek için mesajında “soykırım” ifadesini kullanmayacağı yönündeydi ve beklendiği gibi oldu, ABD Başkanı “soykırım” demedi.
Meseleye Ankara’nın açısından bakıldığında, Ermeni soykırımının tanınması için kampanyaların doruğa ulaştığı dönem olan “yüzüncü yıl”ın sırf Obama’nın “soykırım” dememiş olması sayesinde ağır hasara uğranılmadan atlatıldığı söylenebilir.
Papa Françesko’nun 12 Nisan’da Vatikan’daki San Pietro Bazilikası’nda 1915’in 100’ncü yılı münasebetiyle düzenlenen ayinde “soykırım” sözcüğünü kullanması ve Avrupa Parlamentosu’nun 15 Nisan’da 1915’te yaşananları “soykırım” olarak niteleyen bir karar tasarısını ezici bir çoğunlukla kabul etmesi gibi gelişmeler de Ankara’nın uğradığı siyasi ve diplomatik hasarı oluşturuyor.
24 Nisan’ın yüzüncü yıldönümü böylece nihayet geride kalmış olabilir ama bu bize 24 Nisan’dan sonra da bir hayatın olduğu gerçeğini unutturmamalı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.