Suudi Arabistan’ın Husi isyancılara karşı sağlamak istediği süratli zafer giderek zor bir hedef hâline geliyor. Yemen’e yönelik hava saldırıları devam ederken kamuoyunun savaşla ilgili bilgilendirilmesinden sorumlu isimler çelişkili mesajlar veriyor. Hava saldırılarının başladığı mart ayından bu yana Suudilerin zafer üstüne zafer kazandığını iddia eden bir dizi basın toplantısı ve askeri brifinge rağmen görünen o ki Suudi Arabistan, çalkantılı Yemen sularında süratli zaferden ziyade muhtemelen uzun sürecek bir çıkmaza saplanmış durumda. Bunun nedeni Suudi hava saldırılarının karada savaşan farklı Yemenli gruplara karşı faydasız olması. Azami toprak kazanımlarıyla yayılmaya çalışan bu gruplar, siyasi çözüm için masaya oturulduğunda en geniş toprakları elinde tutarak en güçlü konumda olmak istiyor. Hasım taraflar arasında, daha çok karada süren bu savaşta Suudi uçakları fazla bir başarı sağlayabilmiş değil.
Yeni atanan Dışişleri Bakanı Adil El Cubeyr, ABD’li mevkidaşı John Kerry ile yaptığı ortak basın toplantısında Yemen’de beş günlük ateşkese gidileceğini duyurdu. Suudiler Yemen’i tekrar tekrar vurarak bin 400 civarında Yemenlinin öldürülmesi ve zaten tarumar olmuş, altyapı ve hizmetleri büyük ölçüde çöken kentlerde yıkımı artırmanın ötesinde bir sonuç alamadıklarını kavrayıp saldırıları askıya almış olabilir. Eski Sana’nın görüntüsü, Yemenli gruplar arasında karada süren çatışmaların üstüne hava bombardımanlarının sebep olduğu yıkımı gözler önüne seriyor.
Suudiler, Yemen’deki bu son yıkımın ve sivil kayıpların artmasında gerçek bir sorumluluk taşıyor. Suudi müdahalesi bugüne dek devrik Yemen cumhurbaşkanına ne somut bir kazanım sağladı ne de güç dengesini onun lehine değiştirebildi. Husiler gücünü korurken müttefikleri eski Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih de Yemen siyaset sahnesine yaptığı sancılı dönüşün tadını çıkarıyor. Salih belki de bu sahneyi hiç terk etmemişti.
Cubeyr ateşkesten söz ederken Suudi ordu sözcüsü Tuğgeneral Ahmed Asiri savaş tamtamlarını çalmaya devam ediyor. Sözcü 7 Mayıs tarihli açıklamasında savaşta dikkatlerin sürgündeki Yemen cumhurbaşkanının meşruiyetini yeniden tesis etme ve ülkenin bütünlüğünü koruma amacından kayarak hedef hâline gelen Suudi kentlerine yöneldiğini kabul etti. Güney sınırındaki Nacran ve Cizan bölgelerinin Husilerce bombalanmasına değinen sözcü, Suudi halkının korunacağını, Husilerin Suudi topraklarına bir daha saldırmaması için en ağır şekilde cezalandırılacağını belirtti. Asiri ayrıca Suudi Arabistan’ın Yemen’de insani yardım çalışmalarında kullanılmak üzere Birleşmiş Milletler’e 276 milyon dolar bağışladığını söyledi. Yani Suudiler bir taraftan bomba atıyor, bir taraftan da insani yardım yapıyor ama istediği hiçbir neticeyi alamıyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.