Suudi Arabistan ile Türkiye ilişkileri şimdiye kadar Kâbe’nin kutsiyeti kadar çok fazla irdelenmeyen bir dogmayı andırıyordu. Bölgesel konularda farklı tercihlere rağmen ne Riyad ne Ankara ikili ilişkileri başka rekabet alanlarıyla ilintileyip tartışma konusu yapmadı. Suudi Arabistan genelde hac ve umre seyahatlerinin yanı sıra petrol fiyatlarıyla Türk siyasetinin gündeminde yer aldı. Suudi Arabistan ile İran arasındaki nüfuz rekabetine rağmen Türkiye hem Riyad hem Tahran ile iyi geçindi. Arap Baharı iki ülkenin yollarını Suriye’de kesiştirdi ve ilk bir dış müdahale planında ortaklık tesis edildi. Yine de Beşşar Esad’ı devirme yönündeki hedef birliğine rağmen Suriye’deki vekâlet savaşında Katar-Türkiye ekseni Suud ekseniyle rekabet içinde oldu. Hatta muhaliflerin iki yakasının bir araya gelememesinden bu rekabet sorumlu tutuldu. Benzer bir kamplaşma AKP yönetiminin Müslüman Kardeşler’e desteği nedeniyle Mısır’da ve Tobruk hükümetine karşı Trablus hükümetinden yapılan tercih yüzünden Libya’da yaşanıyor. Ancak Mısır’da Müslüman Kardeşler’i deviren Abdulfettah Sisi ve Libya’da Tobruk hükümetinin en önemli destekçisi Suudi Arabistan olmasına rağmen Türkiye sert çıkışlarıyla herkesi paylarken Riyad yönetimine asla dokundurmadı.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan içindeki bütün çelişkilere rağmen ‘dokunulmaz bir halka’ içinde tutulmuş bu ilişkilere yeni ama tartışmalı bir boyut katıyor.
Muhaliflere tam destek, İran’a karşı ortaklık!
Erdoğan, 28 Şubat-2 Mart arasında Suudi Arabistan’a yaptığı ziyaret sırasında görüştüğü yeni Kral Selman ile Suriye’de muhaliflere desteği sonuç almayı hedefleyecek şekilde arttırma konusunda anlaştı. Erdoğan’a eşlik eden gazetecilerin aktardığı bilgilere göre Suriye’de uçuşa yasak bölge oluşturulması konusunda da Kral Selman Türkiye’ye destek verdi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.