Ana içeriğe atla

Selefi radikallik Türkiye'de yükselişe geçti

Resmi rakamlara göre bu güne kadar Türkiye’den İD'e katılmak üzere Suriye ve Irak’a geçenlerin sayısı 2500’e yaklaşmış durumda.

Syrians wait at a checkpoint at the Syrian border crossing of Bab al-Hawa on the Syrian-Turkish border in Idlib Governorate January 21, 2015. REUTERS/Abed Kontar (SYRIA - Tags: POLITICS CIVIL UNREST CONFLICT) - RTR4MD3V

Akademisyen bir babanın oğlu olan ve Ankara’daki iyi bir üniversitenin diş hekimliği bölümünün henüz 1. sınıfında okuyan 19 yaşında soyadı açıklanmayan Süleyman Bengi'nin 16 yaşında ikiz erkek kardeşleri Dilar ve Dilşat'ı da yanına alarak İslam Devleti'ne (İD) katılmak üzere Suriye'ye gitmesi Türkiye medyasında geniş yankı buldu. Gerçekten de hem annesi hem de babası eğitimli, gelir durumu iyi olan bir aileden gelen ve iyi bir üniversitenin prestijli bir bölümünde okuyan bir genci acaba yanına iki kardeşini de alarak bu büyük maceraya iten temel motivasyon ne olabilirdi? 

Süleyman Bengi’nin hikayesi

Ailesi Diyarbakır’da yaşayan Süleyman Bengi’nin babası Dicle Üniversitesi Maden Mühendisliğinde öğretim üyesi, annesi ise devlet memuru. Dört kardeşi olan Süleyman Bengi’nin ailesinin gelir düzeyi iyi. Süleyman Bengi’nin Ankara’da Al-Monitor’un ulaştığı Cebeci Ankara’da aynı öğrenci yurdunda arkadaşları şu hususların altını çizdiler: Süleyman Bengi bir seneden beri kaldığı öğrenci yurduna zaten geldiğinde dindar ve ibadetlerini yerine getirmeye çalışan bir gençmiş.

Süleyman’ın çok içine kapanık, pek kimseyle arkadaşlık kurmak istemeyen bir kişiliği olduğunu vurgulayan yurt arkadaşları onun hiçbir toplu faaliyete katılmak istemediğine dikkat çekiyorlar. Ayrıca arkadaşları Süleyman’ın özellikle Cebeci bölgesinde adı Al-Monitor’da saklı bir kitapçıya sık sık gitmeye başladıktan sonra değişmeye başladığına dikkat çekiyorlar. Önce bu kitapçıya gidip gelmeye başlayan Süleyman yurttaki spor salonunda disiplinli bir şekilde spor yapmaya ve ağırlık çalışmaya başlamış. Hatta bu antremanlarından birinde arkadaşlarını müzik yerine ilahi dinlemeleri konusunda uyardığı, bu nedenle salonda kavga çıktığını da arkadaşları ifade ediyor. Ayrıca giyim tarzı değişmiş. Hatta birkaç arkadaşını da bu kitapçıya götürmeye çalışmış ancak başarılı olamamış. Bir arkadaşı şöyle diyor: “Her şey 4 ay içinde oldu. Aslında bu ilk senesiydi. Ama belki de babası veya annesi yanına gelseydi ondaki bu değişiklikleri fark edebilirdi.”

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish