Fransız polisi tarafından aranan terör zanlısı Hayat Boumeddiene’in Paris saldırılarından hemen önce Türkiye üzerinden Suriye’ye geçtiğinin anlaşılması, Ankara’nın İslam Devleti (İD) gibi örgütlerle mücadelede yeterli gayreti gösterip göstermediğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Bu konuda kendilerinden oldukça emin olan Başbakan Ahmet Davutoğlu ve diğer yetkililer Türkiye’nin içinde bulunduğu zorluklar içinde kendi payına düşenden fazlasını yaptığını söylüyorlar. Ayrıca bu tür saldırıları önleyebilecek istihbaratları zamanında paylaşmayarak, verimli bir iş birliği sağlamadıkları için Avrupa devletlerini eleştiriyorlar.
Türkiye’ye her yıl milyonlarca yabancı girdiği düşünüldüğünde bu, Ankara için oldukça çetrefilli bir konu. Ayrıca Suriye sınırının yaklaşık 900 kilometre uzunluğunda olması da kontrol altına almasını zorlaştırıyor. Türk yetkililer bu konuda en son teknoloji önlemlere rağmen halen sızıntıların yaşandığı ABD-Meksika sınırını örnek gösteriyorlar, ki bunda da çok haksız sayılmazlar. Ülkenin geniş bürokratik yapısında İslami örgütlere sempati duyan kimi yetkililerin İslamcı militanlara yardım ettiklerine dair iddialar ise tabloyu vahimleştiriyor.
Bu konu, Davutoğlu’nun Almanya Şansölyesi Angela Merkel ile 12 Ocak’ta Berlin’de yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında da gündeme geldi. Türkiye’nin sınırlarını emniyete almak için yeterli çabayı gösterip göstermediğine ilişkin soruya sinirlenen Davutoğlu “Türkiye'nin tek suçu Suriye'ye sınırı olması mı?” diye tepki gösterdi. Türkiye’ye her yıl 35 milyon turistin geldiğini de anımsatan Başbakan şöyle dedi:“Hepsinin isimlerinin terörist diye takibini tutamayız. Bize istihbarat gelecek ki takip edebilelim.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.