Orta Doğu’ya hâkim olan çalkantılı ve devingen ortamda Kürtlerin rolü artıyor ve bu hem bölgesel hem küresel güçlerin siyasetini etkiliyor. Rusya da bu anlamda istisna değil.
Moskova son yıllarda Kürt siyasi hareketleriyle ilişki geliştirmek ve Rus gaz ve petrol şirketlerinin dükkân açtığı Irak Kürdistanı’yla ekonomik iş birliği kurmak için çabalarını artırdı. Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani’nin şubat 2013’teki Moskova ziyareti – ki Kürtler bunu “ilk resmi ziyaret” diye tanımladı – siyasi ilişkilerin ilerlemesinde önemli bir kilometre taşı oldu. Ziyaret yarım asır öncesinin anılarını da canlandırdı. 1947 ile 1958 arasında Kürtlerin o dönemki lideri ve Barzani’nin babası Molla Mustafa Barzani, Sovyetler Birliği’nde yaşamış ve birçok alanda Moskova’dan destek görmüştü.
Bir diğer Kürt siyasetçinin geçtiğimiz günlerdeki ziyareti de bir ilk oldu. Türkiye’deki Halkların Demokrasi Partisi (HDP) lideri Selahattin Demirtaş aralık 2014’te Moskova’da temaslarda bulundu. Demirtaş’ın yasal bir partiye başkanlık ettiği ve geçtiğimiz aylarda Türkiye’de cumhurbaşkanlığına aday olup oyların onda birini aldığı düşünülürse bu ziyarette olağanüstü bir taraf görülmeyebilir. Ancak Demirtaş’ın muhalif duruşu ve Moskova’nın Türk hükümetiyle görülmemiş yakınlıkta ilişkiler sürdürmesi ziyarete belli bir hassasiyet unsuru kattı.
Demirtaş’ın bizzat belirttiği gibi “Rusya’nın Kürtlere yönelik politikaları hâlen Soğuk Savaş reflekslerinden mustarip ve bir bakıma gerçeklerle uyuşmuyor”. HDP de bu yüzden Rusya ile temas eksikliğini gidermek istiyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.