İslam Devleti (İD) sözde halifeliğine uygun zemin yaratmak için en çok mezhepsel çatışmaya bel bağlıyor. İD, El Kaide’nin aksine mezhepçiliği kalıcı ve temel bir strateji olarak benimsiyor. Ebu Musab Zerkavi dönemindeki doğuşundan bu yana örgütün temel aracı ve siyaseti, Sünni-Şii çatışmasının kışkırtılması oldu.
ABD’nin 2003’teki işgalinden bu yana Irak’ta faaliyet gösteren iki örgüt arasındaki temel fark da bu oldu. Zerkavi 2004’te Usame Bin Ladin'e mesajında Sünni-Şii çatışmasına değindi. Zerkavi’ye göre Şiilerle savaş cihadın vazgeçilmez bir önceliğiydi, Amerikalılarla mücadele bu savaşı engellememeli ve durdurmamalıydı.
Bu süreçte iki örgüt arasındaki görüşmeler de El Kaide ile Zerkavi grubunun Şiilerin hedef alınması konusunda ayrıştığını gösterdi. Nitekim El Kaide liderleri, ABD işgaline karşı çıkan Şiilerle ittifak yapmakta beis görmedi.
Bu ayrışma örgütlerin mevcut faaliyetlerinde de sürüyor. El Kaide yerel halkla çatışmaya girmekten kaçınırken İD, işgal ettiği bölgeleri Sünni olmayanlardan, bilhassa da Şiilerden derhal temizlemeye çalışıyor. İD, mezhepsel çatışmayı körüklemek ve Sünnileri kendi safına katmak için muhtelif yöntemler kullanıyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.