Irak ve Suriye’ye müdahaleye izin veren tezkere 2 Ekim’de parlamento onayı almış olsa da Türkiye’nin, İslam Devleti’ne(İD) karşı ABD öncülüğünde kurulan koalisyona katılması giderek daha da düşük bir olasılık gibi görünüyor. Tezkere Batı’da Türkiye’nin İD’e karşı nihayet harekete geçeceği şeklinde yorumlandıysa da Ankara’nın önceliğinin Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı devirmek olduğu aşikar.
Ancak bu öncelik İD karşıtı koalisyonun 11 Eylül’de imzalanan Cidde bildirisinde tanımlanan amacıyla örtüşmüyor. Körfez İşbirliği Konseyi’ne üye devletler, Mısır, Irak, Ürdün, Lübnan ve ABD’nin imza koyduğu bildiride sadece İD’in yok edilmesinden bahsediliyor.
Cidde’deki konferansa katılan Türkiye örgütün elindeki 49 rehineyi gerekçe göstererek onların hayatlarını tehlikeye atmamak için bildiriyi imzalamamıştı. Rehinelerin serbest bırakılmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan askeri destek de dahil mümkün olan her şekilde koalisyona katkıda bulunacaklarını açıklamıştı.
Başbakan Ahmet Davutoğlu ise şimdi bu desteğin Suriye rejiminin ana hedef olması koşuluna bağlı olduğunu söylüyor. Davutoğlu CNN’den Christiane Amanpour’a 6 Ekim’de yaptığı açıklamada şöyle dedi: “Sınırımızın korunacağından emin olduğumuz açık bir strateji olursa elimizden gelen her şeyi yapmaya hazırız. Halkı, sınırdan Türkiye'ye iten bir rejim istemiyoruz. Diğer terör örgütlerinin bölgede etkili olmasını da istemiyoruz”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.