CHP dinle barışacak mı?
Kimse CHP’den Atatürk’ü kınamasını, terk etmesini beklemiyor. Ama onun politikalarını tarihsel bağlamına oturtmak, bazı yanlışlar içermiş olabileceğini teslim etmek gerekir.
Ben bu satırları yazarken Türkiye’nin ana muhalefet partisi CHP de “olağanüstü kurultay” yapıyordu. Parti içi muhalifleri tarafından “sağa kaymakla” eleştirilen genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu, bu suçlamaları göğüsleyen uzun bir konuşma yaptı kurultayda. Bir yerde de şöyle enteresan bir söz söyledi: “CHP elitist bir parti diyorlar. Elitlere saygım var, aydındır. Ama bir elitistler var. Rakı sofralarında Türkiye’yi kurtarırlar. Bunlardan partiyi temizleyeceğim. Bunu herkes iyi bilsin.”
“Rakı sofralarında Türkiye’yi kurtaranlar” kavramı hemen yankı buldu. CHP’deki “değişim”in bir ifadesi olarak, kimilerince kınandı, kimilerince not edildi.
Peki, niçin anlamlıydı “rakı sofrası” kavramı?
Cevap açıktır: Rakı, diğer alkollü içkiler gibi, İslam dininin geleneksel yorumlarına göre günahtır. “Rakı sofrası” kavramı da Türk toplumunun geniş kesimlerinde “dindar olmayan insanlar”ı ima eder.