Ana içeriğe atla

“Yeni Türkiye”nin belirsiz geleceği

Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ın her konuşmasında değindiği “Yeni Türkiye” basitçe dindar muhafazakarlar tarafından yönetilecek bir ülkeye işaret ediyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Turkish Foreign Minister Ahmet Davutoglu (2nd-R) is congratulated after being named prime minister and leader of the Justice and Development Party (AKP) during a party meeting in Ankara on August 21, 2014. Turkey's president-elect Recep Tayyip Erdogan named Davutoglu to succeed him as ruling party leader and prime minister, promoting an ally who is expected to show unstinting loyalty to the new head of state. AFP PHOTO/ADEM ALTAN        (Photo credit should read ADEM ALTAN/AFP/Getty Images)

Bugünlerde Türkiye’nin siyasi sözlüğünün anahtar kavramı “Yeni Türkiye” oldu. Cumhurbaşkanı seçilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, siyasi kurmayları ve kabine üyeleri her açıklamalarında bu kavramı kullanıyor. Erdoğan destekçileri köşelerini yeni Türkiye övgülerine ayırarak, okurlarına eskisinin neyse ki geride kaldığını ve onu destekleyenlerin kaybettiğini hatırlatıyor. Peki bu “Yeni Türkiye” tam olarak ne anlama geliyor?

Söylemesi güç, çünkü çoğunlukla belirsiz bir anlatıya dayanıyor. Bize sadece yeni Türkiye’de “demokrasi”nin tahkim edildiği ve askeri darbe ve müdahalelerin ilelebet tarihe gömüldüğü söyleniyor. Bu elbette iyi bir haber. Ama aynı zamanda demokrasinin büyük ölçüde sadece sandıktan ibaret olduğu da söyleniyor. Aslında, “demokrasinin sandıktan ibaret olmadığı” savı Erdoğan ve destekçilerinin peşinen tepki gösterdiği bir önermeye dönüştü bile. Görünen o ki, böyle bir şeyi söylemenin, Mısır’daki gibi seçilmiş hükümetlere yapılan darbeleri meşrulaştıracağına inanıyorlar.

Erdoğan destekçisi muhafazakarların sandığa duyduğu bu hürmetin anlaşılabilir bir nedeni var: Türkiye’nin en geniş seçmen bloğunu onlar oluşturuyor (yüzde 40-50) dolayısıyla da yakın gelecekteki seçimleri kazanmayı sürdürmeleri muhtemel. Hatta Erdoğan’ın seçim afişleri, Ak Parti’nin, Türklerin Anadolu’yu fethedişinin bininci yılı olan 2071’e kadar iktidarda kalma hedefini ima ediyor. Yani bir anlamda Yeni Türkiye dindar muhafazakarların yöneteceği bir ülkeye işaret ediyor.

Peki ama dindar muhafazakarların iktidarı nasıl bir şey olacak? Erdoğan’ın meşhur balkon konuşmalarında söz verdiği gibi toplumun diğer tüm kesimlerinin de kendilerini ait hissedecekleri çoğulcu bir toplum mu olacak; yoksa “eski Türkiye”de Kemalistlerin yaptığına benzer muhafazakar bir hegemonya mı kurulacak? Murat Belge gibi bazı gözlemcilere göre yaşanan ikincisi, yani, “azınlık hegemonyasından çoğunlukçu bir diktatoryal rejime geçiş”.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish