Bir hafta içinde Cumhurbaşkanı seçilmesi beklenen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’si giderek yalnızlaşıyor. Erdoğan’ın rahatsız edici üslubuna duyulan memnuniyetsizlik sadece Batı’yla sınırlı değil. Orta Doğu’da da durum böyle. Ankara’nın iletişim kanallarını halen açık tuttuğu bölge başkentlerinin sayısı azaldı. Araştırmalar Erdoğan’a verilen desteğin de azaldığını gösteriyor. Başbakanın Türkiye’nin bölgesel itibarının ve küresel etkinliğinin giderek arttığından bahsettiği günler ise artık geride kaldı.
Irak, Suriye, Mısır ve Filistin’de tarafını açıkça ilan eden ve bölgesel çatışmalarda tarafsızlığını kaybeden Türkiye kendi kuyusunu kendi kazdı. Bunun son örneği, Ankara’nın Gazze’deki ateşkes girişimlerine dahil olma çabalarıydı. Bu girişimler sadece İsrail’i değil, Filistin Yönetimi’ni ve Mısır’ı da kızdırdı.
David D. Kirkpatrick 30 Temmuz tarihli New York Times makalesinde Mısır’ın, Ürdün, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden oluşan yeni bir ittifaka girdiğini yazdı. Bu koalisyon, Hamas’a karşı İsrail’le etkin bir iş birliği içindeyken, Erdoğan’ın Türkiye’si ise Hamas’a yönelik güçlü desteğini sürdürüyor.
Kahire’nin ateşkes planına -Hamas’ın reddettiği- İsrail’in lehinde olduğu için öfkelenen Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi’ye de “tiran” diye çıkıştı. Erdoğan’ın Mısır’ın ara buluculuğunun meşruiyetini sorgularken, Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın Kahire’nin çabalarını övmesi ise manidardı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.