Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı seçimi kampanyasını Samsun’dan başlattı. Burada on binlere seslenen Erdoğan sonra da ikinci durağı Erzurum’a geçti. Bu iki kentin tesadüfi seçimler olmadığı ise, Türkiye siyasi tarihini biraz olsun bilen herkes için aşikardı: Samsun ve Erzurum, Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşı’nı (1919-22) başlatmak için seçtiği ilk şehirlerdir.
Kısacası Erdoğan’ın Kurtuluş Savaşı’yla tarihsel bir paralellik kurmaya çalıştığı barizdi. Zaten Samsun’daki konuşmasında da bunu açıkça söyledi: “Büyük başlangıçların şehri Samsun’dan biz de yeni ve büyük bir başlangıcın ilk adımını atıyoruz. Bundan 95 yıl önce 1919’da Gazi Mustafa Kemal Samsun’a ulaştı. Samsun’dan İstiklal Savaşı’nın ilk adımını attı.”
Erdoğan ve kurmaylarının son zamanlarda Atatürk’e ilişkin başka göndermeleri de oldu. Örneğin, Erdoğan’ın, 30 Mart yerel seçimleri öncesinde “İkinci Kurtuluş Savaşı”nın lideri ilan edilmesi gibi… Kurmayları da, Erdoğan’ın halen bir noktada gerçekleştirmeyi umduğu güçlü başkanlık sistemini savunmaya başladıkları 2012 yılında Atatürk’ü örnek göstermişlerdi.
Bu, oldukça ilginç bir durum. Çünkü Atatürk ve siyasi mirası, kısa bir süre öncesine kadar dindar muhafazakarların hemen her zaman eleştirdikleri bir temaydı. Peki bu yeni filizlenen Kemalizm göndermeleri, muhafazakar ideolojide ve kimlikte ani bir değişim anlamına mı geliyor? Muhtemelen hayır. Zira Erdoğan ve onu destekleyen muhafazakarlar, Kemalizmin otoriter laiklik ve etnik Türk milliyetçiliği gibi ideolojik unsurlarına halen karşı. Buna karşın, Atatürk’ün iktidar kurmak ve onu pekiştirmek için kullandığı yöntemlere giderek daha fazla itibar eder gibi duruyorlar.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.