Türkiye uzun süredir TL’nin değerini “gurur meselesi” yapan bir politika izliyor. Türk Lirasına “değer kazandırmanın” Hükümet politikası olduğunu en açık şekilde Başbakan Tayyip Erdoğan dile getirmişti. Erdoğan 2009 yılında iddialı bir açıklama yaptı: “TL öyle bir noktaya gelecek ki, uluslararası piyasalarda alışverişimizi TL ile yapar hale geleceğiz. Onun adımlarını atıyoruz.” Başbakandan 2010 yılının Eylül ayında bu konuda yeni bir açıklama geldi: “TL’nin değerinin düşmesine sıcak bakmıyorum. Ben dünyadaki diğer paraları etkileme gücü olan TL’nin ekonomiye daha büyük katkı sağlayacağına inanıyorum.”
Aradan geçen yıllar içerisinde Türkiye TL’nin bayrağını yere düşürmemeye gayret gösterdi. Ama iç ve dış olayların etkisiyle 2013’ün son çeyreğinde başlayıp 2014 Ocak ayı ortalarına kadar devam eden sert dalgalanmada TL dünyada en fazla değer kaybeden paralarından biri haline geldi.
Dövizin tansiyonu yükselince Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı 31 Ekim 2013 tarihli basın toplantısında, “TL’ye değer kazandırma yönünde gayret göstereceğiz” diyerek piyasaya “sözlü müdahale” yaptı. Bir de iddia ortaya attı: “Bizim likidite politikasında daha temkinli bir duruş sergilememiz sonucunda TL’nin değer kazanma ihtimali, değer kaybetme ihtimaline göre daha yüksektir.”
Ancak bu açıklamaya rağmen TL değer kaybetmeye devam etti. Geçen yılın sonu için öngörülen 1.92’lik Dolar/TL kur hedefi aşıldı ve 1 ABD doları 2013 yılını 2.1580 TL’den kapadı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.