Al-Monitor için mayıs 2013’te yazdığım makalede sözlerine geniş yer verdiğim emekli İsrailli general, şu soruları gündeme getirmişti: İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) niçin bu kadar çok silahlı birime ihtiyaç duyuyor? Yüzlerce savaş uçağı neden gerekli? İsrail’in niçin bu kadar çok tankı var? Generale göre, Yahudi devletini tehdit eden neredeyse tüm konvansiyonel düşmanlar, bölgede yaşanan değişimde tasfiye olmuştu ve bu da İsrail’in askeri teşkilatına yansımalıydı.
Söz konusu subay, yakın zamanda emekli olmuş bir tümgeneraldi. Yani maziden gelen bir ses değildi. Onun bakış açısına göre İsrail, vadesi dolmuş bir savaşa hazırlık yapıyor ve yeni gerçekleri, yani Orta Doğu’daki yangını ve eski yapıların çözülüşünü göz ardı ediyordu. Dolayısıyla İsrail kendini gelecekteki çatışmalara hazırlıksız yakalanma riskine atıyordu.
İsrailli subayın bu sözleri durduk yere söylemediği anlaşılıyor. Zira IDF’te yapılan derinlemesine değerlendirme ve iç tartışmaların sonucunda, İsrail ordusunun son üç senede tarihinin en büyük devrimlerinden birini yaşadığı ortaya çıkıyor. Hemen hemen tüm alanlar – ordunun harp düzeni, öncelikli hedeflerin belirlenmesi, harekât doktrini, istihbaratın toplanması ve dağıtımı, ordunun iç ve dış yapısı -- büyük bir dönüşüm geçirmiş durumda.
Üst düzey bir subay, durumu şöyle özetliyor: “Bugün IDF Genelkurmay’ında hiçbir general, üç yıl önce yaptığı işi yapmıyor. Her şey değişti: iş tanımları, görevler, çalışma yöntemleri ve bunun yanı sıra ordunun gündemi. Bundan önceki her şey artık mazi. Yeni dünyaya hoş geldiniz.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.