Türkiye, 17 Aralık’tan bu yana hemen her akşam YouTube’a yüklenen ve baş kişisi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olan telefon görüşmesi kayıtlarını, bir “thriller” dizisi seyreder gibi şaşkınlık, dehşet ve şok içinde kalarak izliyor.
AKP-Cemaat savaşının bu cephesinde olup bitenlere tanık olan bizler, ülkenin düştüğü durum karşısında utanç içinde kalıyoruz.
Bir akşam, Başbakan’ın oğlu Bilal’e evlerinde istifledikleri muazzam miktardaki nakit parayı başka yerlere taşıması için talimatlar verirken dinliyoruz... Başka bir akşam Başbakan’ı, Gezi isyanında polisten kaçanlara otelini açtığı gerekçesiyle diş bilediği Koç Grubu’na verilmiş bir savunma ihalesini iptal ettirmek için kulis yaparken, yani ihaleye fesat karıştırma suçunu işlerken izliyoruz.
Kamuoyunun “Alo Fatih” adı verilen bir konuşmalar dizisinde Başbakan’ı, bir gazetenin yönetimindeki ön adı Fatih olan adamına hangi yayını sansürleyeceğini, yerel seçimlerdeki hangi adayın kampanyasıyla ilgili haber yapılmayacağını, hangi TV programcısının kovulması gerektiğini söylerken dinliyoruz. Bir başkasında Başbakan’ın, bir işadamının oğlu Bilal’e kendisine ulaştırılmak için teslim edeceği 10 milyon doları az bulduğunu öğreniyoruz.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.