Mısır’daki isyan dalgaları ve kargaşadan en çok tarihi eser hırsızları fayda sağlıyor ve bu yoldan servet yapıyor. Her isyan dalgasıyla yeni eserler çalınıyor, sonra da bu eserler kara borsada satılıyor. Talanların belki de en büyüğü, 28 Ocak 2011 olaylarında Mısır Müzesi’nde yaşandı. Bu felaketin ardından, Rabiatül Adeviyye ve Nahda meydanlarındaki oturma eylemlerinin dağıtıldığı 14 Ağustos 2013 günü Malavi Müzesi, 24Ocak’ta da İslam Sanatları Müzesi yağmalandı.
Bu olaylar, başka hırsızları da isyanlardan istifade edip yağma yapmaya teşvik ediyor. Olaylar sırasındaki güvenlik kargaşası polisi meşgul ederken, müzeler ve arkeolojik alanların hedef alınması yaygın bir hâl aldı. Mısır’da neredeyse her hafta çalıntı eser taşıyan birileri tutuklanıyor ya da çalıntı müze parçaları ele geçiriliyor.
Kriz, Mısır müzelerinin yağmalanmasından arkeolojik kazı alanlarının talan edilmesine kadar uzanmış durumda. Bunlar o denli pervasız saldırılar ki sanki birtakım insanlar, tarihi anıtları yağmalayarak devletten aşırı yoksulluk ve dışlanmışlığın intikamını alıyor.
Mısır’ın tarihi eserler başmüfettişi Hiba Salih’e göre, durumu daha da kötü hâle getiren, nadide eserlerin değerinden bihaber hırsızların bazen bu eserlerin bulunduğu tarihi alanları da tahrip etmesi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.