Suriye Kürtleri, 2013 sonunda bir dizi görülmemiş hamle yaptı. Suriye’de özerk bir Kürt bölgesinin kuruluşunu ilan ettiler, Kürt anayasasının taslağını açıkladılar, Kürt Parlamentosu için dört ay içinde seçim çağrısı yaptılar, hükümet ve muhalefetten bağımsız, birleşik bir heyetle Suriye konulu Cenevre Konferansı’na katılma kararı aldılar. Bu cesur adımların da gösterdiği gibi, Suriye rejimi ile türlü muhalif gruplar Suriye devletini ve birbirlerini yok etmekle meşgulken, Kürtler kendi ulus ve devletlerini inşa etme projesinde harıl harıl çalışıyor. Projenin başını çeken başlıca grup olarak Salih Müslim ve Eşbaşkan Asya Abdullah önderliğindeki PYD öne çıkıyor. Aslına bakılırsa projenin arkasındaki esas güç, Türkiye ve Irak Kürdistanı’nda üslenen PKK’dir.
Suriyeli Kürtler birçok bakımdan Irak Kürdistanı’ndaki kardeşlerinin izinden gidiyor. Iraklı Kürtler, kendi projelerini 1991’de başlatıp Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ni (KBY) kurdu.
KBY gibi Suriye’deki Kürt bölgesi de yarı bağımsızlığın tüm nişanelerine sahip. Kendine ait bir bayrağı, ordusu, polisi ve yönetimi var. Özerklik ilanı da aynı şekilde tüm olanaksızlıklara karşın hayata geçirildi. Bu hamle, Kürtlerin bir dönem ittifak ettiği Suriye muhalefetinin sert tepkisini çekmekle kalmadı. Birçok bölgesel devlet de- bilhassa bu hamlenin kendi Kürt nüfuslarına tesir etmesinden korkan Türkiye, İran ve Irak- tepkisini ortaya koydu. Örneğin İran’daki Kürtler, İran’da federal sistem talep etmeye başladı. Ancak, ne Suriye muhalefetinin ne de bu devletlerin tehditlerine kulak asan Kürtler, kazanımları bir oldubittiye dönüştürme amaçlı anayasa taslağıyla kararlılıklarını gösterdi.
Bu anayasa metninin kısa bir değerlendirmesi, Kürtlerin ne denli yol aldığını ortaya koyacaktır.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.