Protestodan iktidara siyasal İslam
Orta Doğu’daki İslamcı partilerin çoğu, şeriatın uygulanmasını ve hilafet devletinin geri gelmesini isteyen hareketler olarak doğdu. Dinsel talepleri, gündemlerine başarılı bir şekilde harmanlayan bu hareketler, bölgede gittikçe derinleşen meşruiyet krizleri yaşayan rejimlere karşı güçlü bir tepki dalgasını harekete geçirebildi. Mevcut yönetimlerin yolsuzluğu, kayırmacılığı ve otoriterliğinden usanan geniş toplum kesimlerinden de destek almayı başardılar.
İslamcı partiler, protesto hareketleri olarak asla müzakere ve uzlaşı alışkanlığı geliştirme ihtiyacı duymadı. Ancak ideolojik katılıkları, bölgede bu ideolojileri paylaşmayan birçok insanı endişeye sevk etti. Yani önümüzdeki soru şu: Bu İslamcı partiler, otoriter laik rejimlerin yerine otoriter dini rejimler mi kuracak? Yoksa bölgede ümitsizce ihtiyaç duyulan demokratik dönüşümlerin parçası olmayı mı seçecek? Türkiye’deki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarı ile Mısır’ın kısa ömürlü Müslüman Kardeşler deneyimi, İslamcı partilerin gelecekteki yönetim görünümüne ilişkin zengin bir malzeme sunuyor. Bölgesel ülkelerin gelecekteki istikrarı, bu İslamcı partilerin katı ideolojik hareketlerden pragmatik siyasi örgütlere dönüşme kabiliyetine bağlı. İslamcı partilerin bu istikamete yönelmesi için onlara yardımcı olacak başka siyasi güçlerin varlığı da aynı şekilde belirleyici olacak.
Türkiye’deki AKP hükümeti
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.