"Değerli yalnızlık"... Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın önemli dış politika danışmanlarından biri Türkiye'nin bölgedeki konumunu birkaç ay önce böyle tanımlamıştı. Bu tanım, Türkiye'nin Orta Doğu'nun siyasi realiteleriyle örtüşmeyen politikalarından kaynaklanan ve gittikçe artan yalnızlığını olumlu gibi göstermeye çalışan oldukça nafile bir çabaydı.
Lakin, Ankara'nın bu yalnızlığın pek de "değerli" olmadığını anlamasının ardından bölgeye ilişkin önceliklerini "yenilemek" zorunda kaldığı artık bir sır değil. Ankara şimdi faal bir bölgesel oyuncu olarak masadaki yerini tekrar almaya çalışıyor. Bu durum bölgesel krizlerin çözülmesi için başlatılan ve ABD'nin önemli girişimlerini de içeren uluslararası çabaların hız kazandığı bir zamana denk geliyor.
Bölgedeki gelişmeler Ankara'nın Washington ile ilişkilerini de yeniden ayarlamasını gerektirdi. Zira iki ülke arasındaki ilişkilerde yaz başından bu yana Suriye, Irak, Mısır, ve Türkiye-İsrail ilişkileri de dahil bir dizi konuda sıkıntı söz konusuydu. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun geçen hafta başında Washington'a gerçekleştirdiği ziyaret ise tam olarak bu çabaya odaklandı.
Davutoğlu'nun, ABD'li muhatabı John Kerry, Savunma Bakanı Chuck Hagel, Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice ve ABD'li karar alıcılarla yaptığı görüşmelerde tüm bu konulara değinildi. 1990'larda Hürriyet'in Washington temsilciliğini yapan usta gazeteci Sedat Ergin'in de 22 Kasım'daki köşe yazısında belirttiği gibi Davutoğlu'nun mesajları, "Ankara cephesinde Amerika’ya atfedilen önemin derecesini anlatmak bakımından bugüne dek telaffuz edilmiş en sıcak, en kuvvetli açılımlardan" biriydi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.