Ana içeriğe atla

Erdogan, Gulen Combat Islamophobia, Extremism

İslam ve Batı dünyası entegrasyonu dünya barışı için de çok önemli.İslamofobi bunu engelliyor.Bu konuda Erdoğan ve Gülen'in yaklaşımları çok olumlu.

Turkey's Prime Minister Tayyip Erdogan leaves after a wreath-laying ceremony at the mausoleum of Mustafa Kemal Ataturk, founder of modern Turkey, in Ankara August 1, 2013. REUTERS/Umit Bektas (TURKEY - Tags: MILITARY POLITICS) - RTX126OM

Ben Ortadoğu ve Avrupa’nın daha da geniş anlamda İslam dünyası ile Batı dünyasının liberal değerler temelinde bütünleşmesini çok önemseyen ve tam da Batı ile Doğu’nun buluştuğu güzel şehir İstanbul’da yaşayan bir yazarım…Al Monitor daki yazılarımda da bu bütünleşmenin nasıl mümkün olacağı konusuna sık sık değineceğim.Şu an bu bütünleşmenin önündeki en büyük engel İslamofobi olgusudur.Özellikle Batı dünyası için İslamofobi en az antisemitizm kadar büyük bir tehlikedir.

İslamofobi Müslümanların din hürriyetini, sivil özgürlüklerini ve insan haklarını ihlal eden ve sıklıkla da ayrımcılığa, önyargılara ve nefret suçlarına ya yol açan, ya da bunların oluşmasını tahrik eden söz ve eylemlerdir. Bu, Müslümanlar ve Hristiyanlar, Batı ve İslâm dünyası arasında tarihten bu yana var olagelmiştir. Fakat İslamofobi'nin asıl ortaya çıkışı İran devriminden, Lübnan ve Pakistan'daki terörist saldırılardan, El Kaide ve Bin Ladin'den sonradır.

Sovyetler Birliği'nin çöküşünden sonra Batı devletleri yeni bir küresel tehdit arayışında oldular. Batılılar için İslâm, İran devriminden ve terör saldırılarından sonra yeni küresel tehdit hâlini aldı.Reagan bu dönemde, Sovyetler'den sonra 2. büyük tehditten söz etmeye başlamıştı. Bahsedilen tehdit İslâm'dı. Kuşkusuz bu durum, 11 Eylül'den sonra daha da vahim bir hâl almıştır.

DÖNÜM NOKTASI 11 EYLÜL

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish