Suriye’deki Baas rejiminin elindeki kimyasal silahların imhası için Rusya’nın öncülüğünde ABD ile varılan uzlaşma sonucunda kotarılan prensip anlaşmasının, Ankara’yı tatmin etmediğini biliyoruz.
Ankara’nın tatminsizliği, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Amerikalı muadili John Kerry arasında 14 Eylül’de Cenevre’de varılan uzlaşmaya Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun aynı gün verdiği ilk tepkide şu sözlerle dışa vurulmuştu:
“Suriye’deki katliamlar bir an önce durdurulmalıdır. Kimyasal silah saldırısından sorumlu olanlar mutlaka cezalandırılmalıdır. Tabii ki (...) kimyasal silahların herhangi bir ülkede tasfiye edilmesi olumlu bir gelişmedir. Hepimiz bundan mutlu oluruz ancak bu kimyasal saldırı olmadan insanların katledilmesine cevaz verecek şekilde yorumlanmamalıdır ve şu ana kadar katledilmiş olan 100 bin insanın katliamından sorumlu olanların sorumluluklarından kurtarılmasına da yol açmamalıdır.”
21 Ağustos’ta Şam’da düzenlenen kimyasal silah saldırısından sonra ABD öncülüğündeki Batı ittifakının o dönemde girişmeyi düşündüğü askeri eylemin, Baas rejimini cezalandırmak ve bir daha kimyasal silah kullanmaktan caydırmakla kalmayıp, Şam’ın düşmesi sonucunu doğuracak uzun süreli bir operasyon olmasını ümit eden ve müttefiklerine bu yönde telkinlerde bulunan Ankara’nın neticede karşı karşıya kaldığı şu tablo elbette ki kendisi açısından tatminsizlik ve memnuniyetsizlik nedenidir:
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.