‘Son derece kritik iki tarihin arifesindeyiz.’ Bu sözler, Türkiye’nin kırılgan PKK Barış Süreci’nde kilit isimlerden birine ait. ‘Tarih’ ile kastedilen, kuşkusuz, son mühlet. PKK’nın siyasi kolu BDP’nin eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın Abdullah Öcalan’a atfen Çarşamba günü küçük bir grup gazeteciye aktardığı mesajlar, ülkenin zaten yüklü olan siyasi gündemine Kürt baskısının artması anlamına gelmekte.
Demirtaş’ın cümlesindeki aciliyet duygusu çok bariz. BDP lideri, genelde ‘kibarca formüle edilmiş ültimatom’ olarak algılanacak sözlerle AKP hükümetini – ve Meclis’i - 1 Eylül’e kadar bir reform paketini hazırlama ve 15 Ekim’e kadar da yasalaştırma çağrısında bulunuyor.
Aksi halde? Acaba Başbakan Erdoğan reformları 2014 cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasına bırakmayı önerirse ne olur?
‘Paket olmazsa, bunun alternatifi savaştır’ diye yanıtlıyor Demirtaş bu soruyu: ‘Ama biz 'süreç bitti' denilmesin diye elimizden geleni yapacağız. Ama ilk kurşun atıldıktan sonra yeniden görüşmelerin başlaması 2-3 sene sürüyor… Fakat kesin olacak olan şudur: Eğer bu iki tarihte istenen noktaya gelinmezse, Öcalan aradan çekileceğini söyledi. Bunu 1 Eylül’de de yapabilir, 15 Ekim’de de. Ben artık yokum, siz isterseniz müzakereyi Kandil’de KCK ile yürütün, ona karışmam der. Ama Öcalan’ın aradan çekilmesinin süreç için ne manaya geldiğini hepimiz biliyoruz.’
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.