Ana içeriğe atla

Mısırlı Kadınlar Devrim Dalgasının Ön Saflarında

Mısır’da kadınların geçiş sürecinde alacağı rol, demokratik değişim ve ilerlemenin ölçüsü olacak.

Protesters, who are against Egyptian President Mohamed Mursi, react in Tahrir Square in Cairo July 3, 2013. The head of Egypt's armed forces General Abdel Fattah al-Sisi issued a declaration on Wednesday suspending the constitution and appointing the head of the constitutional court as interim head of state, effectively declared the removal of elected Islamist President Mohamed Mursi. REUTERS/Suhaib Salem (EGYPT - Tags: POLITICS CIVIL UNREST TPX IMAGES OF THE DAY) - RTX11BNS

Mısır’da 30 Haziran gösterilerinde kadınlar, Muhammed Mursi’yi istifaya çağıran sloganlarla sokakları inletti. Sesleri erkeklerden daha gür çıkan kadınlar, ortak ve kararlı bir dil benimsedi, azimlerini ortaya koydu. Kimi kadın göstericiler, çok çarpıcı pankartlar taşıdı. “Darbe biziz!” gibi sloganlar, birçok kadının gerici olarak gördüğü Mursi yönetiminin politikalarından duyulan hüsranı yansıttı.

Mart ayında Müslüman Kardeşler, artan baskıya rağmen toplumun yarısını göz ardı etmiş ve kadınlara karşı her türlü şiddetin sona ermesini isteyen bir BM karar tasarısını çok sert ifadelerle kınamıştı. Müslüman Kardeşler’in açıklamasına göre tasarı, “toplumun tamamen çözülmesine” yol açacaktı. Bu tür açıkça gerici tutumlar, birçok Mısırlı kadının korkularını haklı çıkarmıştı, yani Müslüman Kardeşler’in çağdaş ve ilerici imajı, en az demokrasi söylemi kadar koftu.

Müslüman Kardeşler, faal bir kadın koluna sahip olsa da kadınların “rehber” konumuna gelmesi kesinlikle yasaktır, danışma kuruluna ise katılmaları bile mümkün değildir. Hareketin başlıca kadın kadrosunu kadın hakları savunucusu olarak tarif etmek, en alicenap tanımlarda bile zordur. Örneğin, ocak 2011 sonrası kısa süre görev yapmış olan parlamento alt kanadına seçilen dokuz kadından biri Azza El Garf’ı ele alalım. Garf, kadının kocasını boşama hakkını şiddetle eleştirmiş, masum hayatları söndürmeye devam eden kadın sünnetine konan yasağa karşı çıkmıştı.

Mısır’da İslamcılarla kadınların hikâyesi, ülkede bugün süren büyük toplumsal kutuplaşmaya ve kimlik savaşına ışık tutabilir. Siyasal İslam’ın 1970’lerde yükselişi, İslami kıyafeti yaygınlaştırmaya dönük kapsamlı bir kampanyayla birlikte olmuştu. Esasen Mısır’da türbanın yaygınlaşması, siyasal İslam’ın yükselişiyle eşanlamlı olup bu akımın kitlelere ne denli hitap ettiğinin göstergesidir. Müslüman Kardeşler’in kadın mensupları olan “kız kardeşlerin” yanı sıra, üye olmadan harekete destek veren veya sempatiyle bakan kadınların sayısı da artmıştı. Kara çarşaf da Mısır’da sıkça görülmeye başlamış ve zaman içinde çeşitli Selefi grupların yükselişiyle yaygınlaşmıştı. Benzer şekilde, sadece faal Müslüman Kardeşler mensupları değil, diğer destekçiler ve sempatizanlar da çarşaf giymeye başlamıştı.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish