Mısır'ın stratejik öneme haiz Sina Yarımadası’nda İslamcı militanların gerçekleştirdiği şiddet eylemleri, Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin devrildiği 3 Temmuz'dan bu yana korkunç boyutlara ulaştı. 30 Haziran devriminin başarısını kucaklayan milyonlarca Mısırlı, yeni bir geçici hükümete ve yeni umutlara kavuştu. Bir gecede muhalefete düşen Müslüman Kardeşler, Savunma Bakanı General Abdül Fettah El Sisi'yi Mursi’nin meşruiyetine karşı “darbe” yapmakla suçladı.
Sina'nın dağlık arazisinde mevzilenen cihatçı örgütlerin gözünde ise, “darbe” İslam’a karşı yapıldı. Bu örgütlerin terör eylemlerinin tek amacı var: Sina'da bağımsız bir İslam emirliği kurmak. Sina'da faal olan Ensar El Şeriat, Tevhid Vel Cihad, Tekfir Vel Hicra gibi köktenci örgütlerin, Müslüman Kardeşler ile örgütsel bağı olduğuna dair bir kanıt yok. Hatta bunların çoğu, katı şeriat kurallarına dayalı İslamcı bir Mısır’ın kurulması hedefinde Mursi'yi fazla yumuşak davranmakla suçlamıştı.
Mursi’nin devrilişinden sonra hakkında arama emri çıkarılan yüzlerce Müslüman Kardeşler mensubundan biri olan Muhammed El Beltagi, Kahire'deki on binlerce Mursi taraftarının arasında saklanmayı başardı. Bu sırada televizyona çıkan Beltagi, şöyle dedi: "Sina'daki saldırılar, Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi göreve iade edildiği anda sona erecektir.”
Kuzey Sina İstihbaratı’nda görevli olan ve yıllardır militanların izini süren General Şerif İsmail'e göre, Ebu Koza, Ebu Rabiya, Ebu Gaffar, Ebu Hamza gibi Mısır ordusuna karşı savaşan birçok militan, bu tip takma isimler kullanır. Faal savaşçı sayısının bini geçmediğini düşünen İsmail, şu bilgileri verdi: "Bu tip takma isimler, savaşçıların kendi İslam ordularındaki rütbelerini gösterir. Aslına bakarsanız bunlar, El Eriş’in Şeyh Züveyd, Gura, Refah ve Mehdiye gibi kasabalarının başına emirler bile atamıştır.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.