Gözlemciler şokta. Milyonlarca Mısırlının sokağa dökülmesini, tüm büyük şehirlerde Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin protesto edilmesini anlamlandıramıyorlar. Yalnız Kahire’de sokağa dökülenlerin sayısı 5 ila 7 milyon arasında tahmin ediliyor. Bu rakam, başkent nüfusunun yaklaşık üçte birine tekabül ediyor. 30 Haziran’da yürüyen kalabalıklar, muhtemelen tarihin gelmiş geçmiş en büyük siyasi gösterisini sahnelemiş oldu.
Siyasi yorumcular şaşırıp kaldı. Şaibeli seçimle göreve gelen Mübarek’e 30 yıl boyunca tahammül eden Mısırlılar, nasıl oluyor da sadece bir yıl sonra demokratik yoldan seçilen Mursi’nin gitmesini istiyor? Yoksa halk, bu adamın sihirli bir çubuk çıkarıp tek dokunuşla Mısır’ın tüm ekonomik sorunlarını çözeceğini mi ummuştu?
Esas mesele ekonomi değil, aptal! Mesele sadece yakıt sıkıntısı, elektrik kesintileri, bozulan ekonomi veya fiyat artışları değil. Batı medyası, gösterilerin sebeplerini anlatırken nerdeyse hiçbir zaman Müslüman Kardeşler’in Mısır kimliğine, kültürüne ve hayat tarzına yönelen saldırılarına değinmiyor.
Bu denli soyut bir şey bu kadar büyük gösterileri tetikleyebilir mi? Gerçek şudur ki kültür, ilk bakışta göründüğünden çok daha elle tutulur bir şeydir. Baskıcı kültürel politikalar, eğitimi, gazeteleri, televizyon programlarını, kitapları, akademik hayatı, kanunları, kılık kıyafeti, yeme içmeyi, sporu, tarihi ve kültürel mirasın korunmasını, turizmi ve milli bayramları etkiler. Bunlar, insanların günlük hayatını etkileyen somut şeylerdir. Kendilerine biçtikleri kimliğin çeşitli yönlerinde ya da çocuklarının yetiştiriliş tarzında birdenbire değişiklik yaşayan insanlar, paniğe kapılabilir ve çok güçlü tepkiler verebilir. Mısır’ın yaşadıkları, her şeyden çok böyle bir durum olabilir.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.