Mayıs ayının başlarıydı. Galiba o ayın ilk Pazartesi günü, (gazete işten attığı ombudsman'ın dijital arşivini de ertesi gün kaldırdığı için bu bilgi net değil), okur temsilcisi köşesinde, bir önemli düzeltmeye yer vermiştim. Gazetenin, AKP'nin Ankara yakınlarındaki çalıştayına değindiği ve manşetten verdiği bir haberde, parti tarafından ısmarlanan ve başbakana sunulan bir kamuoyu anketinin sonuçları aktarılıyordu. Sonuçlar ve veriler ombudsman açısından relevant değildi; önemli olan haberde adı anılan araştırma şirketi KONDA'nın 'araştırma bizim, ama AKP bize bunu ısmarlamadı' şeklindeki itirazıydı.
Aslında sıradan sayılacak bir düzeltmeydi bu. Ancak, okurun yanıltılması nedeniyle ele alınması ve kayda geçmesi gerekiyordu.
Yazının basılmak üzere yazı işlerine gönderdildiği pazar gününün geç baskı saatlerinde, ombudsman hayli yoğun bir telefon trafiği yaşadı. Haberin yazarı, AKP'ye bakan muhabir, en erken baskıyı görmüş ve amirlerini 'devreye sokmuştu'. Ombudsman o gecenin geç saatlerinde yazısının içeriğini değiştirmesi için son derece anlamsız bir baskıya maruz kaldı ve her zaman olduğu gibi yazı içeriğine dış müdahale olamadı.
Ertesi gün, bir başka üst düzey editör, Sabah ombudsman'ına gazetenin en üst makamından şu mesajı aktardı: 'Ombudsman Baydar artık bu gazeteye çakmaktan, sürekli olarak vurmaktan vazgeçsin, veya gitsin başka gazetede yazsın.'
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.