Türkiye’nin özgürleşme ve barış içinde bir arada yaşama kavgası kızışıyor. Gezi Parkı’nda ağaçlar adına mücadelenin kendiliğinden tetiklediği olaylar silsilesiyle bir zaman kesiti daha geride kaldı, ve yeni bir safhaya geçildi.
Toplumsal aktörlerin seslerini karşılıklı olarak iyice yükselttiği bu yeni safhaya geçişte, eski dönemde kırılan tabular dizisine, son 5-6 yıldır alabildiğine yüceltilmiş, kendi taraftar katmanında bir tür dokunulmazlık kazanmış olan Erdoğan’ı kuşatan tabunun kırılması da eklendi. Bu çok doğal, çünkü yaşanan sosyal transformasyon hiçbir tabu üretimine meydan bırakmayacak, kültleştirmeyi kaldırmayacak kadar muazzam.
Yeni safhaya iyimser gözle bakanlar var: Bunun, Türkiye’nin demokratik olgunlaşması için kaçınılmaz olduğunu, çeşitlilik arzeden, çoğulcu ve kimlikler açısından hem güçlü hem de geçişken olan toplumun yeni hiçbir vesayetçi, keyfiyet.i veya otoriter düzeni kabul etmeyeceğini öne sürüyorlar.
Haklı olabilirler. Ama bu, yeni safhanın ana çatışma eksenini sadece daha çok belirginleştiriyor: Kızışan kavga, özgürlük, kimlik ve saygı taleplerine sahip çıkanlar ile bir prangadan yenisine geçilmesini sağlamaya çalışanlar arasında geçecek. Kaygı verici, ucu açık bir darboğaza girildiği kesin.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.