Şimdi hepimiz, küçük bir kasabanın, normal koşullarda pek hafif suçlara bakan bir mahkemesinin bütün Türkiye için aldığı bir kararın ne anlama geldiğini tartışıyoruz.
Pazar günü Hatay’ın Reyhaniye ilçesinde iki bomba yüklü aracın patlaması sonucu onlarca insan öldü, yüzlerce insan yaralandı, çok sayıda bina ve araç büyük hasara uğradı. Türkiye bir anda Ortadoğu’da görülmeye alışık olunan görüntülerle sarsıldı. İşte bu küçük ilçenin mahkemesi bütün Türkiye çapında uygulanmak üzere, bu terör saldırısıyla ilgili bir ‘yayın yasağı’ kararı aldı.
Reyhan Sulh Ceza Mahkemesi’nin bu kararında[1] “11.05.2013 tarihinde Reyhanlı ilçesinde meydana gelen ve pek çok kişinin ölmesine ve yaralanmasına neden olan patlama ile ilgili söz konusu soruşturmaya ilişkin... olayda ölen ve yaralananlara ilişkin ve olay içeriğine ilişkin her türlü sesli ve görüntülü, yazılı ve görsel medyadaki yayınların...yayınlanmasının ve gösterilmesinin yasaklanmasına” karar verildiği belirtiliyor.
Karar Radyo ve Televizyon Üst Kurumu tarafından Türkiye’deki bütün medya organlarına ilan edilmiş bulunuyor. Bu bürokratik dilin ardına saklanan çıplak gerçek ise oldukça kapsayıcı bir sansür mekanizmasının mahkeme eliyle işletildiğidir.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.