Humus kırsalında yer alan ve stratejik önemine Al-Monitor'ün pek çok makalesinde dikkat çekilen Kuseyr şehrine yönelik son taarruz birçok anlam taşıyor.
Sahadaki son gelişmeler, Esad'a bağlı askeri güçlerin Kuseyr’e bir harekât düzenleyerek 20 Mayıs Pazartesi akşamı şehrin anayoluna kadar ilerlediğini doğruluyor. Böylece, Esad'a bağlı güçler şehrin yarısını ele geçirirken, silahlı Suriye muhalefetinin kontrolünde bulunan diğer yarısını kuşatma imkânını elde etti. Kilit önem taşıyan bu çarpışma birkaç açıdan incelenebilir.
Bir: Kuseyr çatışması, 16 kadar Şii militanın Şam'daki Seyyide Zeynep türbesini müdafaa ederken hayatını kaybettiğine ilişkin haberlerin, Hizbullah'a yakın bazı internet sitelerinde yer almasıyla aynı zamana denk geldi. Bu internet siteleri, “müdafilerin” arasında Lübnan, Suriye, Irak ve hatta İran vatandaşlarının bulunduğunu yazdı. Ölenlerden birinin, Hizbullah'ın müttefiki olan Lübnan Baas Partisi Genel Sekreteri Feyyaz Şokor'un yeğeni olduğu, Beyrut'ta teyit edildi. Bu iki olayın eş zamanlı olarak gerçekleşmesiyle birlikte, Lübnan’ın başat Şii örgütüne muhalefet edenler, Hizbullah'ın Kuseyr'deki çatışmada Suriye rejimine yardım ettiğine dair suçlamalarını artırdı.
İki: Suriye rejimine bağlı birliklerin Kuseyr'de ilerlemesi, Lübnan'da hemen yankı buldu ve kuzeydeki Trablusşam şehrinde Sünni mahalleler ile şehrin doğu yakasında bulunan tek Alevi mahallesi arasında yeni çatışmalar patlak verdi. Lübnanlı Alevi kaynaklar, Suriye rejiminin Kuseyr'i tamamen ele geçirmesinin, Trablusşam'da Alevi mahallesine dönük misillemelere yol açmasından ciddi şekilde kaygılandıklarını belirttiler. Hatta bazı Aleviler, Kuseyr'in düşmesi halinde radikal Sünnilerin Alevi mahallesine baskın düzenlemesinden korkuyor. Bu olanların ardından Lübnan ordusu, ülkede bu yönde yaşanabilecek bir gelişmeye karşı alarm seviyesini üst düzeye çıkardı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.