Ana içeriğe atla

Gazze'de Basın Özgürlüğü Mercek Altında

Ünlü gazeteci İbrahim Abraş'ın kısa süreli tutuklaması ve Hamas'ın ifade özgürlüğünü hedef alan uygulamaları Gazze’de artan tepkilere yol açıyor.

JABALIYA, GAZA - MARCH 29: A Palestinian shop-owner reads a newspaper outside his store on March 29, 2010, Jabaliya, Gaza Strip. Gaza's economy and employment levels have plummeted since the Israelis imposed a blockade after Hamas seized control in 2007. (Photo by Warrick Page/Getty Images)

Filistinli siyasi yorumcu İbrahim Abraş'ın güvenlik güçlerince ifadeye çağırılması ve tutuklanması Gazze Şeridi’nde özgürlüklerin durumunu ve Hamas’ın ne kadar eleştirilebileceğini fazlasıyla açıklıyor. Muhalefet, Hamas yönetiminin eleştirilere tahammülsüz olduğunu iddia ederken, iktidar yanlıları Abraş'ın yapıcı eleştiri sınırını aştığını ve kışkırtıcı olduğunu ileri sürüyor.

Gazze El Ezher Üniversitesi'nde Siyaset Bilimi Profesörü olan Abraş, Hamas'a bağlı güvenlik güçlerini, kendisini hukuksuz bir şekilde ifadeye çağırmak ve haklarını ihlal etmekle suçladı. Abraş'ın başına gelen bu olayın sebebi, Şeyh Yusuf El Karadavi'nin Gazze'ye yapacağı ziyarete ilişkin kaleme aldığı ve çeşitli internet sitelerinde yayımlanan bir yazısında şeyhten "fitneci müftü" diye bahsetmesi ve Hamas’ın öfkesini üzerine çekmesiydi.

Abraş, 7 Mayıs'ta kaleme aldığı, "Gazze Kimseyi Bağışlamaz" başlıklı yazısında, şu ifadeleri kullanmıştı: "Bugünlerde, Katar sultanının fitneci müftüsünün onuruna Hamas yönetimi tarafından verilen demeçleri, hazırlanan pankartları ve gönderilen davetiyeleri görüyoruz. O müftü ki minberini yıkıcı Amerikan siyasetini desteklemek için kullanıyor ve yayımladığı fetvalarla her konuda ve her yerde kavga ve iç çatışmalara yol açıyor. Arap ve Müslüman ülkelerin çoğunda foyası ortaya çıkan, dışlanan ve recmedilmeyi hak ettiğine inanılan bu adam, şimdi Gazze Şeridi'ne yapacağı ziyaretle sicilini temize çekmek ve bağışlanmak istiyor."

Abraş, 23 Mayıs'ta ifadeye çağırılmasıyla başlayan süreci, Al-Monitor'a verdiği söyleşide anlattı. İfade vermeden önce 4 saat boyunca kapalı bir odada bekletildiğini kaydeden Abraş, daha sonra iki güvenlik görevlisi tarafından iki saat boyunca "aşağılayıcı" bir biçimde sorgulandığını, kendisinden El Karadavi'yi "kutsal bir kişi” olarak tanıtan bir özür yazısı kaleme almasının istendiğini ve 26 Mayıs Pazar günü tekrar ifadeye çağrıldığını anlattı.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish