Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye Mısır istihbaratı ile Hamas-İsrail düzenlemesine ilişkin görüşmeler yapmak üzere 1 Aralık’ta Kahire’ye gitmişti. Bu ziyaret sırasında Mısır tarafı Haniye’nin Müslüman ülkeleri ziyaret etme talebine İran’a gitmemesi koşuluyla onay verdi. Haniye mevcut görevine seçildiği 2017 yazından beri Gazze’ye adeta hapsedilmişti çünkü Mısır, Refah Sınır Kapısı’ndan geçmesine izin vermiyordu. Haniye İran koşulunu kabul ederek Gazze’den çıkabildi.
Haniye bu çıkış iznini, Hamas’a para toplamakta en az Musa Ebu Marzuk kadar becerikli olduğunu göstermek için kullanacaktı. Hamas’ın en hünerli yöneticilerinden biri olan Ebu Marzuk’un, dünyanın dört bir yanındaki İslami kuruluşlardan para toplama konusunda rekoru elinde tuttuğuna inanılıyor. Haniye Endonezya’ya kadar gitmeyi düşünüyordu. Mısır ise “çıkış vizesi” jesti ise Hamas’la İsrail arasında uzun vadeli bir düzenleme sağlanmasına katkı yapacak olumlu bir iklim yaratmak istiyordu.
Haniye böylece bir dizi ülkeye gitti. Görüştüğü isimler arasında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Gazze’nin en cömert destekçisi olan Katar Emiri Tamim Bin Hamad El Sani vardı. Haniye’nin seyahat programı sona yaklaşırken, ABD 3 Ocak’ta İran Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’yi öldürdü. Haniye risk almaya karar verdi ve Tahran’a giderek cenazeye katıldı, hatta törende konuşma yaptı. Mısır tarafı doğal olarak öfkelendi ve hemen yaptırım uyguladı: Mısır’dan Gazze’ye giden tüp gazın fiyatı yükseldi. Ancak bunun sadece başlangıç olduğu anlaşılıyor.
Hamas’tan bir siyasi kaynak Haniye’nin başka seçeneği olmadığını savunarak, “Suikast haberi gelir gelmez ABD’nin bu vahşi saldırısından dolayı üzüntü ve öfkesini bildirmek üzere doğru kararı aldı” dedi. Al-Monitor’a konuşan kaynak, ziyaretin Mısır’la ilişkilerde yarattığı krizin ciddiyetini azımsamaya çalıştı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.