Ana içeriğe atla

ABD Orta Doğu’da diplomasiyi bıraktı mı?

ABD Dışişleri Bakanı Tillerson’dan Suudilere attıkları adımların “sonuçlarını düşünme” çağrısı geldi. Lübnan Cumhurbaşkanı Aun, Hariri’ye bel bağlayarak doğru mu yapıyor? İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

United States ambassador to the United Nations Nikki Haley addresses the U.N. Security Council meeting on the situation in the Middle East, including the Palestine, at the United Nations Headquarters in New York, U.S., December 8, 2017. REUTERS/Brendan McDermid - RC1606383520
ABD’nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Nikki Haley, BM’nin New York’taki merkezinde Orta Doğu gündemiyle toplanan Güvenlik Konseyi’nde konuşurken, 8 Aralık 2017 — REUTERS/Brendan McDermid:

Muhammed Bin Salman ve Ürdün zor durumda

Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan ABD, BM Güvenlik Konseyi’nin özel oturumunda diğer 14 üyenin eleştirilerine hedef olurken ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley şu ifadeyi kullandı: “ABD’nin İsrail ile Filistinliler arasında bir barış anlaşması sağlama hedefine derinden bağlı olduğunu Filistinli kardeşlerimize tam bir güvenle söyleyebilirim.” Haley ayrıca “ABD’nin her iki tarafın güvenine sahip olduğunu” söyledi. Bu sözlerden nasıl bir anlam çıkarmalı?

Dünya ve bölge liderlerinin, gazeteci ve yorumcuların bilmediği bir anlaşma hazırlığı yoksa eğer sözler ile eylemler arasındaki bu uyumsuzluğa şaşırtıcı demek yetersiz kalır. BM nezdindeki Filistin daimi temsilcisi Haley’ye cevabında “ABD’nin aldığı karar onu bölgedeki barış çabalarında liderlik rolünden diskalifiye etti.” dedi. Thomas Friedman ise ABD’nin Kudüs kararını İsrail’e karşılıksız sunulmuş bir lütuf olarak görüyor ve buna “hediye sanatı” diyor.

Filistin konusunu Arap Birliği’nde gündemin üst sıralarına taşıyan Trump yönetimi, bu konuda uzun zamandır birlik olamayan Arap dünyasını birleştirecek katalizörü istemeden sağlamış olabilir. Bölge genelindeki sertlik yanlıları da şimdi bir pupa rüzgârına sahip. İran’ın “direniş” yaklaşımı Arap ve Müslüman dünyasındaki sıradan insanlara artık daha anlamlı gelebilir. Buna karşılık Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin Trump yönetimi ile “aşkı” kahvehanelerde, taksilerde daha sert bir şekilde sorgulanacak. Beyaz Saray bu hamlesiyle dostlarına iyilik yapmadı. Kararın yansımaları bilhassa Ürdün’ü zor durumda bırakıyor ve bunlar önümüzdeki aylarda artarak devam edecek.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish