Ana içeriğe atla

Dopingli büyümenin öteki yüzü

İlk yarı büyümesi yüzde 5’i aşmış görünen Türkiye ekonomisinin bu performansının arka yüzünde bir dizi başka gerçeklik var. Sürdürülebilir bir büyüme mi, kimyası sağlıklı mı soruları art arda soruluyor.

Turkey's Economy Minister Nihat Zeybekci makes a speech in Cologne, Germany, March 5, 2017. REUTERS/Wolfgang Rattay - LR1ED351J96QJ

Türkiye ekonomisi 2017’nin ikinci çeyreğinde de beklendiği gibi yüzde 5,1 büyüdü. Böylece ilk yarıdaki büyüme yüzde 5,1 olarak gerçekleşti.

Bu sonuç, Orta Vadeli Program’da (OVP) yüzde 4,4 olarak öngörülen 2017 büyümesine kolaylıkla ulaşılabileceğini, hatta bu düzeyin rahatlıkla aşılacağını ortaya koyuyor. IMF'nin yılın başında Türkiye için yüzde 2,5 büyüme öngörüsü yaptığı hatırlanırsa ortaya çıkan büyüme verisinin en çok IMF’yi yanılttığı da söylenebilir.

Büyüme hızı baz etkisiyle temmuz-eylül dönemini oluşturan üçüncü çeyrekte çok daha yüksek oranlara, yüzde 10’un bile üstüne ulaşacak. Geçen yılın üçüncü çeyreğinde 15 Temmuz darbe girişiminin etkisiyle ekonomide yüzde 0,8'lik bir daralma meydana geldiği açıklanmıştı. Bu düşük bazın etkisiyle aralık ayında açıklanacak üçüncü çeyrek büyüme oranının çift haneli olması bekleniyor. Son çeyrekte tempo düşse bile 2017’nin yüzde 5-6 aralığında bir büyüme ile kapatılması tahmin ediliyor.

Yılın ilk yarısında yüzde 5’in üstüne çıkan büyümede iki olağandışı kaldıraçtan söz edilebilir. Bunlardan birincisi küresel sermaye akışının yeniden gelişmekte olan ülkelere dönüyor olmasıyla ilgili. İkinci doping ise özellikle 2017 başından bu yana içeride AKP rejimince olağandışı bir destekten, özellikle de kredi desteğinden kaynaklanıyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish