Ana içeriğe atla

Yemen savaşının insani bedeli: Halk açlık tehlikesiyle karşı karşıya

Husiler ekonomik olarak kuşatılmış olabilir ancak isyancıların gelir kaynaklarını kurutmanın bedeli Yemen halkının kaldırabileceğinin çok üzerinde. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

A Houthi militant stands guard on the roof of a building overlooking a rally attended by supporters of the Houthi movement in Sanaa, Yemen March 3, 2017. REUTERS/Khaled Abdullah - RTS11BPD
Yemen’in başkenti Sana’da Husi yandaşlarının katıldığı bir miting esnasında bir binanın çatısında nöbet tutan Husi militanı, 3 Mart 2017 — REUTERS/Khaled Abdullah

Yemen’in başkenti Sana iki buçuk yıldır Husi isyancıların elinde. Husilerin eylül 2014’te başkentin yanı sıra ülke çapında geniş bölgeleri ele geçirmesi, mart 2015’te Suudi önderliğindeki askeri müdahaleyi tetiklemekle kalmadı, Yemen tarihinin ve dünyanın en büyük insani krizlerinden birine yol açtı. Yemen’de bugün yerinden edilmiş 3 milyonu aşkın insan var. 17 milyon kişi gıda güvencesinden mahrum ve bunların 7 milyonu ağır bir açlık tehlikesiyle karşı karşıya olup bir sonraki öğünün nereden geleceğini bilemez durumda.

Cumhurbaşkanı Abid Rabbo Mansur Hadi’nin uluslararası tanımaya sahip hükümeti, savaşın ilk aylarında güneydeki bazı bölgeleri ve kuzeyde kilit önemdeki Marib vilayetini geri almayı başardı. Marib savaşın yıkımından yeni bir ekonomik merkez olarak çıktı ve hem yerel halkın geçimini sağladı hem de kamu hazinesini ayakta tuttu. Hükümet, dünya ticaretinde ve bölgenin petrol ihracatında en önemli güzergâhından biri olan Bab’ül Mendep Boğazı’nın kontrolünü de Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere Suudi önderliğindeki koalisyonun yardımıyla geri almayı başardı.

Husi isyancılar, şu an eski Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih’e bağlı güçlerle birlikte batı kıyısını kaybetmemek için amansız bir mücadele veriyor. Bu çatışmalar dünya ticaretini tehdit etmekle kalmıyor, Husi isyancılar için varoluşsal bir önem taşıyor. İsyancıların başkente yürümesine gerekçe gösterilen nedenlerden biri şubat 2014’te Ulusal Diyalog Konferansı sonunda Yemen’in süregelen sorunlarına önerilen çözümün Husiler tarafından kabul görmemesiydi. Federal bir yapı öngören bu çözüm, Husileri deniz çıkışından mahrum eden ve ekonomik kaynakların kıt olduğu dağlık bölgelere hapseden coğrafi düzenlemelere dayanıyordu.

İsyancıların şu an Yemen’in en işlek limanı olan Hudeyde limanını kontrol etmesi onlara yaşamsal önemde bir gelir kaynağı sağlıyor. Yemen Merkez Bankası’nın (YMB) Aden’e taşınmasıyla Sana’daki Merkez Bankası ile ticari bankların uluslararası finans sisteminden kopması bu gelirin önemini daha da artırdı. Batı kıyısındaki son çatışmalar ve Husi-Salih ittifakının Kızıldeniz’deki gemilere saldırması onların batı bölgesine verdiği stratejik önemi ve bu bölgelerin yitirilmesiyle yaşanacak stratejik kayba ışık tutuyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish