Ana içeriğe atla

“Esad gitsin” talebi Putin için hâlâ kabul edilmez

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın Suriye’de “intizamlı” geçişten söz etmesi siyasi görüşmeler için vaziyeti kurtaran bir kıvılcım olabilir. Hizbullah’ın iki numarası örgütün Suriye’de herhangi bir “hevesi” olmadığını söylüyor. ABD saldırısı İran’ın işine mi geldi? Sistani Suriye’de savaşmak isteyen Iraklı grupları dizginlemeye çalışıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

RTX3531H.jpg
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella ile Kremlin’de düzenlediği ortak basın toplantısında, 11 Nisan 2017 — REUTERS/Sergei Chirikov

Suriye’nin bir Medvedev’i var mı? (Bölüm II)

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın Moskova ziyaretini değerlendiren Maxim Suchkov şöyle yazıyor: “Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın gitmesi Rusya için kabul edilmez bir müzakere zeminiydi ve hâlâ bu niteliğini koruyor. Lavrov ve Putin’in Tillerson’a muhtemelen söylemeyeceği ama anlamasını beklediği nokta şu: Rusya Suriye’ye o kadar çok siyasi ve askeri yatırım yaptı ki Moskova’nın birinci kaygısı artık Esad’dan ziyade kendi pozisyonunu korumanın ilkeselliği ve bunun kazandırdığı güç ve itibar. Dolayısıyla Rusya’yı mevcut pozisyonundan kıpırdatabilmek, Kremlin’in uluslararası alanda ‘kazan kazan’, içeride ise ‘ulusal çıkarlara uygun’ bir karar şeklinde sunabileceği, vaziyeti kurtaran mekanizmalar içeren bir planla mümkün olabilir.”

Rusya’nın pozisyonunda fazla bir değişiklik olmayacağını geçtiğimiz hafta bu sütunda da öngörmüş ve şöyle demiştik: “Rusya’yı Orta Doğu’da yeniden bölgesel güç konumuna getirmek Putin’in en önemli önceliklerinden biri. Putin Suriye yönetimine verdiği destekle güvenilir ortak imajını güçlendirdi ve şimdi bu itibarını kaybetmeyi hiç mi hiç istemez. Rusya, 2011’de Libya’da askeri müdahaleye izin veren ve Muammer Kaddafi’nin devrilmesiyle sonuçlanan BM kararına itiraz etmemişti. Putin bundan çıkardığı dersleri iyice sindirdi.”

Suchkov da şöyle devam ediyor: “ABD, Moskova’yı yanına çekmek için bugüne kadar ona ‘Orta Doğu’daki insani ve siyasi felakette yapıcı bir rol’ önerme anlayışıyla hareket etti. Bu yaklaşım Rusya’nın siyasi psikolojisinde kritik bir noktayı atlıyor: Kremlin, ABD’nin sebep olduğu ve giderek yıkıcı hâle gelen güçler karşısında yapıcı rolünü zaten artırdığına inanıyor. Kimileri için rahatsız edici olsa da bu inanış tamamen mesnetsiz değil. Nitekim bölgedeki birçok oyuncu siyasi nedenlerle de olsa Rusya’yı bu şekilde görüyor.”

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish