3 Mart’ta sona eren Cenevre görüşmelerinin ardından Suriye muhalefeti için oldukça sıkıntılı bir durum görünüyor. Rejimin aralık ayında Halep’i alması, ardından Kazakistan’ın başkenti Astana’da Rusya aracılığında yapılan barış görüşmeleri kırılgan muhalif cepheyi iyice böldü ve Suriye savaşında bir dönüm noktası oldu.
Ancak Suriyeli isyancıların baş destekçisi olan Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi önemli Körfez devletleri, Suriye’de yaşanan bu büyük değişim karşısında oldukça sessiz kaldı. Bu tavır Körfez ülkelerinin Suriye’den vazgeçtiğine mi işaret ediyor?
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), altı senedir süren Suriye savaşına başından itibaren yoğun bir şekilde müdahil oldu. Ekim 2015’te, Rus askeri müdahalesinin başlangıcından bir ay sonra Körfez ülkeleri, Özgür Suriye Ordusu’ndan (ÖSO) İslamcı Fetih Ordusu’na kadar isyancı gruplara verdikleri askeri desteği artırmıştı. Ancak Halep’in düşmesinden ve güney Suriye cephesinin görece sakinleşmesinden de anlaşıldığı gibi bu destek zaman içinde azaldı.
BAE merkezli düşünce kuruluşu Delma Enstitüsü’nün kıdemli analistlerinden Muhammed Hineydi gelinen noktayı Al-Monitor’a şöyle değerlendiriyor: “Görünen o ki Yemen savaşının başlamasıyla Suriye meselesi Suudi Arabistan için öncelik olmaktan çıktı. Körfez ülkeleri Suriye’de harcadıkları kaynakların çok daha fazlasını Yemen’de harcıyor. Çünkü Yemen, Körfez’in ulusal güvenliği bakımından çok daha büyük bir tehdit oluşturuyor. Suriye savaşı ise Suudi Arabistan’ın algısı doğrultusunda İran nüfuzunu sınırlandırma amacı etrafında dönüyor.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.