Ana içeriğe atla

Trump’ın başkanlığı İran için kaygı konusu olmalı mı?

İran’ın bölgede zemin kazandığı bir dönemde ABD’nin yeni yaptırımlara başvurması Tahran’ı değil Washington’u yalnızlaştırabilir. Obama’nın Nusra Cephesi liderlerinin hedeflenmesi yönünde aldığı karar Halep’te düğümün çözülmesini sağlayabilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

U.S.  President Barack Obama (R) meets with President-elect Donald Trump to discuss transition plans in the White House Oval Office in Washington, U.S., November 10, 2016.  REUTERS/Kevin Lamarque  - RTX2T2JJ
Geçiş sürecini görüşmek üzere Beyaz Saray’da bir araya gelen ABD Başkanı Barack Obama ve başkanlığı devralmaya hazırlanan Donald Trump, 10 Kasım 2016 — REUTERS/Kevin Lamarque

AB İran nükleer anlaşmasının arkasında

ABD başkanlığına seçilen Donald Trump’ın önceliklerinden biri, İran’ı yeni yaptırımlarla baskı altına almak ve Ortak Kapsamlı Eylem Planı’nı (OKEP) yeniden müzakereye açma ihtimalini masaya yatırıp bunun yollarını aramak olacak.

Avrupa ve Asya’daki eğilim ise tam tersi yönde gelişiyor, İran’la ticaret ve iş birliğine engel konması değil engellerin kaldırılması vurgulanıyor. İran’ın OKEP’teki yükümlüklerini çiğnemesi ihtimali haricinde uluslararası toplumun İran’a mesafe koyacağını düşünmek zor.

Başkan Barack Obama’nın geriye kalan “topal ördek” döneminde Senato’nun İran’a karşı yaptırım içeren bazı yasa tasarılarını gündeme alması olası görünüyor. Bunların arasında İran’ın balistik füze programına destek veren ülke ve şahısları hedef alan yaptırımlar da var. Julian Pecquet’in bildirdiğine göre Temsilciler Meclisi Kurallar Komitesi de Boeing yolcu uçaklarının İran’a satısını engelleyecek ve İran’la yapılan anlaşmalarda ihracat-ithalat finansmanını yasaklayacak bir düzenleme üzerinde çalışıyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish