BAĞDAT — Irak’ta siyasi partilerin çoğunun silahlı grupları var. Toplumsal hayatta etkili olan, İslam Devleti (İD) ile mücadelede yer alan bu grupların farklı dini mercileri ve finansman kaynakları var. İç ve dış siyasi konularda da farklı tutumlar takınıyorlar.
Bu ortam son dönemde yaygın bazı kaygılara neden oluyor. Şii ittifakı içinde baş gösteren siyasi krizin derinleşmesinden, silahlı Şii grupların birbirileriyle çatışmasından korkuluyor. Bu tip çatışmalar ciddi bir krize yol açabilir, büyük insani ve maddi kayıplarla birlikte zaten kötü olan durumu daha da vahim noktaya taşıyabilir.
Son kavga dini mekânların idaresi üzerine patlak verdi. Mukteda El Sadr’a bağlı Barış Tugayları’nın liderlerinden Muhammed El Rubeyi, 25 Haziran’da El Haliç’te yer alan demecinde Hadi El Amiri liderliğindeki Bedir Örgütü’nü İmam Askeri türbesinin bulunduğu Samarra’da askeri ve idari kontrol sağlamaya çalışan dış odaklara hizmet etmekle suçladı. Kastettiği ülke İran’dı.
Türbenin idaresi Şii ve Sünni vakıflar arasında da çekişme konusu. Bu çekişme, hem Sünni ağırlıklı bir kent olan Samarra genelinde hem Şii gruplar arasında gerilimi derinleştiriyor. Yurt içi ve yurt dışından çok sayıda Şii’nin ziyaret ettiği kutsal mekân, simgesel itibar ve maddi menfaat dâhil idarecilerine birçok getiri sağlıyor. Saddam Hüseyin döneminde türbe Sünnilerin vakıf idaresindeydi. Ancak 2006’da türbenin teröristlerce bombalanması üzerine idare Şiilere geçti. O günden bu yana da farklı Şii gruplar türbenin kontrolü için rekabet ediyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.