Ana içeriğe atla

Erdoğan’ın bağımsız medyaya saldırısı şiddetleniyor

ABD Dışişleri Bakanlığı Türkiye’yi “demokratik değerlere” saygı göstermeye çağırıyor. Erdoğan’ı “ümitsiz vaka” addeden İsrail, Putin’i Erdoğan karşısında “her açıdan” ağır basan bir tercih olarak görüyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

RTS9NYY.jpg
Alman Yeşiller Partisi lideri Cem Özdemir (solda) ve Zaman gazetesinin Almanya baskısının Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Bağ, Berlin’de gazetenin 5 Mart tarihli sayısı ve Almanya’da çıkan son sayısıyla poz veriyor, 7 Mart 2016. — REUTERS/Fabrizio Bensch

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın basın özgürlüğüne karşı yürüttüğü kampanya gazetecilerin ve ifade özgürlüğünün pek çok zaman baskı altında olduğu bir bölgede bile çarpıcı bir hâl aldı.

Türk hükümetinin 4 Mart’ta Zaman gazetesine el koymasını aktaran Mustafa Akyol şöyle yazıyor: “Bu haber dış dünyayı şoke etmiş olabilir ama Türkiye’de kimseyi şaşırtmadı. Tıpkı ekimde el konduktan sonra bir gecede Erdoğan yanlısı çizgiye kayan Bugün ve Millet gazetelerinin mensup olduğu İpek Medya Grubu gibi Zaman gazetesiyle Cihan Haber Ajansı’nın mensup olduğu medya grubuna da toptan el konacağı belliydi. Tüm bu medya kuruluşları Fethullah Gülen hareketiyle bağlantılıydı. Türk halkına durmadan devletin Gülen cemaatinin tüm varlıklarına el koyacağı söyleniyor.”

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby Zaman’a el konmasını şöyle değerlendirdi: “Bu gelişmeyi Türk hükümetinin medya kuruluşlarını, kendisini eleştiren diğer kesimleri hedef alan bir dizi kaygı verici yargısal ve polisiye adımlarının bir yenisi olarak görüyoruz. (…) Türk makamlarını ifade özgürlüğü ve özellikle de basın özgürlüğü gibi kendi anayasalarında yer alan evrensel demokratik değerler doğrultusunda hareket etmeye çağırıyoruz. Defalarca belirttiğim gibi demokratik bir toplumda eleştirel fikirlerin susturulması değil teşvik edilmesi gerekir.” Uluslararası Af Örgütü de benzer ifadeler kullanarak Zaman’a el konmasını “Türk makamlarının eleştirel medyaya karşı yürüttüğü saldırının çok kaygı verici yeni bir aşaması” diye tanımladı.

Akyol şu tespitte bulunuyor: “Büyük resme bakıldığında mevcut rejim sadece Zaman gibi birkaç gazeteyi değil, Türk basınının tamamını ele geçiriyor. Bu rejim ısrarla demokrasinin sadece seçimlerden ibaret olduğuna ve seçimleri kazanan tarafın ‘milli iradenin’ tecessümü olarak toplum üzerinde her alanda tahakküm kurma hakkına sahip olduğuna inanıyor.”

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish