Ana içeriğe atla

Kayıplar için umutlar tükendi

Kayıplar Türkiye’nin önemli sorunlarından biri. Kimilerine göre kayıp sayısı 2 bin 500 civarında. İnsan hakları örgütleri ise sayısının daha fazla olduğu görüşünde. Soruşturmaların bir kısmı zaman aşımına uğrarken, bazıları Türkiye’deki siyasi çalkantılar nedeniyle durdu.

A demonstrator stands in front of a word reads "existence" written on a wall as she waits for the start of a march in solidarity with Kurdistan Workers Party (PKK)'s jailed leader Abdullah Ocalan in Diyarbakir, Turkey, August 1, 2015.  REUTERS/Umit Bektas - RTX1MOB6

DİYARBAKIR -- Nevzat Özgen 30’lu yaşlarında bir Kürt genci. Diyarbakır’da yaşıyor. Evindeki bazı eşyaların onun için özel bir önemi var. El feneri, çakmak, muhtar mührü gibi. Babasından kalan hatıralar. Herkes babası öldüğünde mezarıyla, Özgen eşyalarıyla teselli buluyor. Çünkü babasının teselli bulacağı bir mezarı yok. Baba Fikri Özgen, Türkiye’deki binlerce kayıptan biri.

72 yaşındaki Özgen 1997 yılının şubat ayında bir sabah ilaç almak üzere evden çıktı. Görgü tanıklarının ifadelerine göre Özgen, beyaz bir otomobilden inen silahlı 4 kişi tarafından araca bindirilerek götürüldü. O yıllarda sıkça rastlanan bir durumdu. Devlet görevlisi olduğuna inanılan kişiler, insanları bu şekilde gözaltına alıyorlardı. Bu otomobillere bindirilenlerden bir daha haber alınamıyordu. Fikri Özgen’i de bir daha gören olmadı. Aile olaydan haberdar oldu. İlk hafta yaşlı olması nedeniyle bırakılacağını umut ettiler. Ancak sonra sağ döneceği yönündeki umutları kayboldu. Savcılığa, polise, jandarmaya başvurdular. Ama kimse gözaltına alındığını kabul etmiyordu.

Aradan 18 yıl geçti ve ailesi hala bir haber bekliyor. PKK’dan ayrıldıktan sonra devlet adına çalışan bazı kişilerin açıklamaları aileye umut oldu. Açıklamalarda, Özgen’in bir askeri birliğe götürüldüğü ve orda öldürüldüğü iddiası vardı. Aile yeniden harekete geçti ama yine sonuç alamadı.

Nevzat Özgen’e göre babasının kaybedilmesi bir gözdağıydı. Nedenini ise iki kardeşinin PKK militanı olmasına bağlıyor. Özgen babasının en azından kemiklerini bulmayı umut ediyor. Duygularını Al-Monitor’a anlatan Özgen, “Kemikleri bulmak için çaba sarf ediyoruz ama buna sevinecek miyiz ağlayacak mıyız? Bilmiyorum. Sevinsek bir türlü, ağlasak bir türlü. İçinden çıkılmaz bir haldir. Ama yine de ona ait bir şeylerin çıkması belki bir nebze mutlu eder insanı. Ama nasıl bir mutluluk bilmiyorum. Hiçbir şey olmaması sizi askıda tutuyor, beklentide kalıyorsunuz” dedi.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish