Şii parlamenter Abdül Hamit Daşti’nin 16 Temmuz’da Lübnan’a yaptığı olay ziyaretin ardından Kuveyt’te siyasi ve mezhepsel gerilim durulmuyor. Daşti Lübnan’da bulunduğu sırada bir “Fatiha şurası” düzenlemiş ve burada sureler okumuştu. “Fatiha şurası” Şiilikte ölen bir kişinin ailesini teselli etmek için düzenlenen geleneksel bir toplantı. Daşti’nin Beyrut’ta El Saha Oteli’nde düzenlediği toplantının amacı ise Kuveyt’te El Sadık Camii’ni hedef alan intihar saldırısında ölen 27 kişinin anılmasıydı. 220’yi aşkın kişinin de yaralandığı saldırının sorumluluğunu İslam Devleti (İD) üstlenmişti.
Kuveytlilerin gözünde sorun ne ziyaretin kendisi ne de Daşti’nin Kuveyt’teki bir hadisede ölenler için Kuveyt dışında Kuveytli olmayanlardan başsağlığı kabul etmesiydi. Bu olayın Kuveytlileri en çok kızdıran, mezhepçi söylemi tırmandıran ve kimi Şii isimlerin milli birliği zedelemekle suçlanmasına yol açan tarafı Daşti’nin 19 Temmuz’da Twitter hesabından paylaştığı fotoğraflardı.
İran’a ve İran’ın Lübnan’daki müttefiki Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen Daşti, fotoğraflarda merhum Hizbullah komutanı İmad Muğniye’nin ailesine yaptığı özel ziyaret sırasında Muğniye’nin babasını alnından öperken görülüyordu. Şubat 2008’de suikasta uğrayan Muğniye, uluslararası suçlara karışmış ve muhtelif ülkeler tarafından aranan bir isimdi. Daşti’den önce başka Şii vekiller de Kuveyt kamuoyundaki tepkilere rağmen Muğniye’ye saygı gösterilerinde bulunmuştu.
Kuveytlilerin çoğu Muğniye’yi nisan 1988’de bir Kuveyt yolcu uçağını kaçıran korsanların lideri olarak hatırlıyor. Bu olay 16 gün sürmüş ve korsanlar iki Kuveytli yolcuyu öldürmüştü. Dolayısıyla Kuveytliler Daşti’nin Muğniye ailesine gösterdiği yakınlığı toplumsal barışı tehdit eden mezhepçi bir eylem olarak görüyor. Üstelik bu olay mezhepçilik algısı yaratan başka olayların peşine geldi. Örneğin Şii parlamenter Adnan Abdül Samet, Muğniye için bir şiir yazmış ve Hizbullah komutanını “şehit” olarak anmıştı. Abdül Samet’in bu ifadeleri Kuveyt’te Sünnilere yönelik bir tahrik olarak görülmüş ve hem siyasi düzeyde hem de halk arasında öfkeye yol açmıştı. Bu olay üzerine dokunulmazlıkları kaldırılan Abdül Samet ve başka bazı vekiller, 23 Temmuz 2008’de ülkeyi istikrarsızlaştırma suçlamasıyla mahkemeye çıkarılmış ancak dava daha sonra delil yetersizliğinden düşmüştü.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.