Ana içeriğe atla

“Yeni Türkiye”nin Başkomutanı: Erdoğan

Erdoğan kişisel karizmasını güçlendirmek için askeri ve tarihi sembolleri kullanıyor

erdogan_rain.PNG

Tayyip Erdoğan’ın 2011 yılı Ekim ayında başbakanken annesi vefat ettiğinde annesinin cenaze töreni çoğu televizyonda canlı olarak yayınlanmıştı. Bu sayede, Türkiye’de milyonlar Erdoğan’ın mezarlıkta annesinin cenazesini İslami usullere göre defnetmesini, cenaze töreni boyunca tüm doğallığı ile ön planda olmasını, tabutu en önde taşımasını, ceketini ve kravatını çıkartarak annesinin naaşını mezara bizzat kendisinin koymasını ve mezara ilk toprağı kendisinin atmasını seyretmişti. O gün hakkında aklımda kalan bu görüntüler kadar sıkı bir Tayyip Erdoğan hayranı olan alt kat komşumun o günün akşamı cenaze hakkındaki yorumuydu. “Görüyorsun bak, adam başbakan ama annesinin cenazesini bile bizim gibi gömüyor. Nasıl da atladı mezara? Hastayım bu adamın sahiciliğine.”

O günden sonra aklıma takılan bir kavram oldu “Tayyip Erdoğan’ın sahiciliği.” Gerçekten de beğenelim veya beğenmeyelim, Erdoğan’ın siyasi kariyerinin başarısında Türkiye’deki seçmen çoğunluğunu oluşturan muhafazakar Anadolu insanı ile doğrudan kurabildiği bağ büyük rol oynuyor. Bu bağın da taşıyıcı kolonu “Erdoğan’ın sahiciliği” dediğimiz bu kavram.

20 Nisan 2015 akşamında Türkiye’de televizyonları başına oturan milyonlar “Erdoğan’ın sahiciliği” dediğimiz bu kavramla çarpıcı bir tanıtım filmi sayesinde bir kez daha tanıştı. Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanan ve tüm televizyonlarda aynı anda ekrana gelen bu 3 dakikalık “Yüz Yıllık Destan” isimli filmde Çanakkale Zaferi’nin yüzüncü yıl dönümü konu ediliyor.

“Sen hiç şühedanın (şehitlerin) sesini duydun mu?” repliği ile başlayan filmin ilk 70 saniyesinde Çanakkale Savaşında savaşmış ve şehit düşmüş askerlerin tek tek verdikleri "emret komutanım" tekmilleri ve cephedeki görüntüleri ile onların torunlarının bir yere gitmek üzere iş yerlerinden ve evlerinden ayrıldıkları görülüyor. Bu askerler arasında Çanakkale’de savaşmış gayrimüslimleri temsilen “İstanbullu Nikolay’ın” tekmili ile sağ kolunu kaybetmiş Sakarya’lı Ragıp Üsteğmen’in ve kekeme bir askerin bin bir güçlükle ama etkileyici bir tonlamayla söylediği “Emret Komutanım” sözleri kalpleri titretiyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish