Ana içeriğe atla

Iraklı Kürtlerin toprak gaspı Sünni Arapları öfkelendiriyor

Iraklı Kürtlerin koalisyonun hava saldırılarından yararlanıp İD’den temizlenen bölgeleri ele geçirmesi bazı Sünni Arap topluluklarıyla gerginliği tırmandırıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Kurdish Peshmerga fighters are seen during the battle with Islamic State militants on the outskirts of Mosul January 21, 2015. Kurdish forces in northern Iraq said on Wednesday they had cleared Islamic State insurgents from nearly 500 square kilometres of territory and broken a key IS supply line between the city of Mosul and strongholds to the west near Syria. REUTERS/Azad Lashkari (IRAQ - Tags - Tags: CIVIL UNREST CONFLICT MILITARY POLITICS) - RTR4MDE9
Musul’un eteklerinde İslam Devleti militanlarıyla savaşan Kürt Peşmerge savaşçıları, 21 Ocak 2015 — REUTERS/Azad Lashkari

İslam Devleti’ne (İD) karşı ABD öncülüğündeki mücadelede Kürt Peşmerge güçleriyle ortaklık yapılması Sünni Arap toplulukların tepkisini çekiyor. Koalisyonun karadaki askeri olarak güven duyulan Iraklı Kürtler, İD’in yuvalandığı kimi bölgelerin temizlenmesine yardımcı olabilir. Ancak bu durum Kürtleri toprak gasp etmeye teşvik ediyor. Iraklı Kürtler, ABD’nin hava operasyonlarını ve kuzey Irak’taki siyasi boşluğu sadece İD’i geri püskürtmek için kullanmıyor, aynı zamanda ihtilaflı topraklara ve petrol sahalarına yeniden el koyuyor. Oysa 2003’ten bu yana Sünni Arapların kızgınlığını besleyen tam da bu tür uygulamalar olmuştu. Bu eğilim, Sünni Arapları teskin etme çabalarının altını oyuyor ve Irak’ta yeni, uzatmalı bir iç çatışmaya zemin hazırlıyor.

Azınlıklar ve “mürtetler” İD tarafından acımasızca mağdur edilirken Sünni Araplar da İD karşıtı yerel hareketlerin birinci hedefi hâline gelmiş durumda. Şii milisler, bazı bölgelerde adam kaçırarak, cinayet işleyerek ya da yerel halkı yerinden ederek Sünni Araplardan öç alıyor. Milisler Kürt Peşmerge güçleri, İran’ın Kudüs Gücü ve Irak Güvenlik Kuvvetleri’yle (IGK) birlikte kurtardıkları ihtilaflı bölgelerden hâlen çıkmış değil. Milislerin tutumu, İran’ın Irak üzerindeki nüfuzunu ve İD saldırılarından önce Bağdat’la Erbil arasında yaşanan, yerel gerginlikleri besleyen çekişmeleri yansıtıyor.

Iraklı Kürtler de benzer şekilde koalisyonun hava saldırılarından faydalanarak kuzey Irak’ta İD’den temizlenen bölgelerin kontrolünü ele geçiriyor ve kendi milliyetçi hedefleri doğrultusunda buralarda nüfus ve toprak mühendisliğine girişiyor. Sünni Arap nüfusun yurtlarına dönmesine engel olan Kürt Peşmerge güçleri bu bölgeleri Kürtleştirmeye çalışıyor. Peşmerge’nin bilhassa Diyala, Kerkük ve Musul’un batısındaki taarruzları cepheleşmeye neden oluyor. Çünkü bu taarruzlar Kürt varlığını, Kürdistan Bölgesi’nin dışına, tüm Iraklı Arapların Irak’ın parçası saydığı bölgelere doğru genişletiyor.

Iraklı Kürtler ise bu bölgelerin Kürdistan Bölgesi’nin hakkı olduğuna inanıyor ve buralardaki hâkimiyetlerini pekiştirmeye yönelik adımlar atıyor. Kimi Kürt yetkililer, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (KBY) bu toprakları geri vermeyeceğini ve “Arapların buraları yeniden kontrol etmesine asla müsaade etmeyeceğini” açıkça söylüyor. Peşmerge bu bölgeleri güvenceye almak için KBY Peşmerge Bakanlığı’nın kontrolü altında azınlıklardan oluşan özel milis grupları örgütlüyor. Bu grupların arasında Kürt Şabak Peşmerge güçleri, Kürt Yezidi Peşmerge güçleri ve Kürt Süryani Peşmerge güçleri yer alıyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish