Ana içeriğe atla

Tezkere AKP tabanını böldü

Hükümet yanlısı köşe yazarları Ankara’nın ABD öncülüğündeki koalisyona katılma kararını sorgularken, kamuoyu araştırmaları toplumun, Türkiye’nin İslam Devleti’ne karşı mücadelede nasıl bir rol oynaması gerektiği konusunda bölündüğünü ortaya koyuyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Protesters demonstrate in front of the Turkish Parliament in Ankara October 2, 2014.  The protest was held hours before a debate for MPs to vote on a motion, which would allow the government to authorise cross-border military incursions against Islamic State fighters in Syria and Iraq, and allow coalition forces to use Turkish territory. The placard (in black) reads, "Occupiers always lose." The shirts read (from L-R), "We are demonstrating against barbarism" and "We are on a hunger strike for the safety of

Metropoll’ün son kamuoyu araştırmasına göre toplumun büyük çoğunluğu İslam Devleti’ne (İD) karşı olsa da katılımcıların yüzde 52’si Türkiye’nin İD’e karşı ABD öncülüğünde kurulan koalisyonda faal bir rol üstlenmemesi gerektiğine inanıyor.

Ancak, Irak ve Suriye’ye askeri müdahaleye izin veren-gerektiğinde kullanılmak üzere- tezkerenin 2 Ekim’de parlamentoda kabul edilmesinin ardından hükümet müdahale hazırlıklarına başladı. Tezkere koalisyon güçlerinin İD’e karşı savaşta Türkiye topraklarını kullanmalarına da olanak tanıyor.

Hac için Mekke’de bulunan milletvekilleri hariç çoğu Adalet ve Kalkınma Partili (AKP) vekil tezkere lehinde oy kullandı. Malum, ABD’nin 2003’teki Irak işgali öncesinde yapılan 1 Mart tezkeresi oylamasında durum oldukça farklıydı. Tezkere aleyhte oy kullanan AKP’li vekiller neticesinde bir oyla reddedilmişti. İktidar partisi bu tezkerede de benzer bir sonuç çıkmaması için işini sağlama aldı. Zira böylesi bir sonuç hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hem de Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu için büyük bir utanç olurdu.

Ne var ki, AKP’nin muhafazakar İslamcı tabanının tezkereyi ve Türkiye’nin ABD öncülüğündeki koalisyona katılımını destekleyip desteklemediği net değil. Zira muhafazakar kesimde bu tür ittifakların daima İslam karşıtı bir hedef güdeceklerine dair kemikleşmiş bir inanış söz konusudur. İttifakların “terörle mücadele” ya da “demokrasi için diktatörlerden kurtulma” gibi başlıklar altında kurulmuş olması da bu inanışı değiştirmez.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish