ABD ile Batı’nın İslam Devleti’ne (İD) karşı planladığı savaş, Lübnan’da hükümet ve siyaset çevrelerinde tartışma ve tereddüt konusu olmaya devam ediyor. Hükümette yer alan partilerin bu konudaki farklı yaklaşımları, 11 Eylül’de Cidde’de ve 15 Eylül’de Paris’te düzenlenen İD’le mücadele konulu konferanslarda Lübnanlı yetkililerin izlediği tutumlara da yansıdı.
Lübnan’ın kaygıları anlaşılabilir. Batı’nın İD’e karşı savaşı ne şekilde yürüteceği, Lübnan halkının farklı siyasi ve mezhepsel kesimlere mensup büyük bir bölümü için endişe konusu. Lübnanlıları bilhassa kaygılandıran ihtimal, savaşın İD’i tamamen çökertmek veya militanların başka bölgelere geçiş kabiliyetine darbe indirmek yerine örgütü sadece kuzeybatı Irak’tan çıkarmakla sınırlı kalması. Böyle bir durum, pek çok silahlı radikal ve terörist grubu Irak’tan Suriye’ye ve oradan da Lübnan’a sevk eder.
Suriye ordusunun arazide, Hizbullah gerillalarının ve hatta Lübnan ordusunun Suriye sınırında aldığı tüm önlemlere karşın Al-Monitor’un görüştüğü askeri kaynaklara göre İD’e mensup teröristler, Suriye-Irak sınırıyla Lübnan arasındaki geçiş ve irtibat hatlarını koruyor. İslam Devleti’nin Suriye’deki başkenti Rakka’dan “Lübnan’daki başkenti” Arsal’a hâlen insan, silah ve mühimmat taşınabiliyor.
İD ve Nusra Cephesi militanlarıyla Lübnan ordusu arasında 2 Ağustos’ta Lübnan’ın kuzeydoğusunda çıkan çatışmalar bu durumu açıkça ortaya koydu. Bu çatışmaların yansımaları bugün de sürüyor. Sünni İslamcı teröristler, Lübnanlı askerleri hâlen tutsak ediyor ve öldürmekle tehdit ediyor. Askerlerin iki tanesi gaddarca öldürüldü, katledilme anları da videoya çekildi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.