Ana içeriğe atla

Suudi Arabistan ve üçüncü Gazze savaşı

Gazze savaşında sessiz kalan Suudi Arabistan, Mısır üzerinden çalışıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Saudi King Abdullah bin Abdulaziz al-Saud (R) and U.S. Secretary of State John Kerry wait for a meeting at the King's private residence in the Red Sea city of Jeddah June 27, 2014. Kerry arrived in Jeddah on Friday to discuss the crises in Iraq and Syria with Saudi Arabia's King Abdullah and meet Syrian opposition leader Ahmad Jarba, who has close ties to the kingdom. REUTERS/Brendan Smialowski/Pool (SAUDI ARABIA - Tags: POLITICS CIVIL UNREST) - RTR3W2PT

Üçüncü Gazze savaşında oldukça düşük bir profil benimseyen Suudi Arabistan Krallığı, kamuoyunda nadiren açıklamalar yapıyor ve daha ziyade perde arkasından müttefiki Mısır’a destek sağlıyor. Suudilerin tavrını yanlış okuyan kimi gözlemciler, Suudi Arabistan’ın sessizliğini İsrail ile Hamas’a karşı üstü kapalı ittifak olarak yorumluyor. Oysa krallık, Netanyahu hükümetini giderek haydut devlet olarak görüyor.

Suudi Arabistan’ın Hamas ile İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) arasındaki Gazze savaşında çoğunlukla suskun kalması, olağan bir şey değil. Suudi maliye bakanı,  14 Temmuz’da “vahşi İsrail saldırısının” mağdurlarına acil yardım olarak Gazze’ye 53 milyon dolarlık bir hibeyi duyursa da kralın kendisi 1 Ağustos’a dek sessiz kaldı. Kral Abdullah bin Abdülaziz, o gün İsrail’i “insanlığa karşı savaş suçları” ve “toplu katliamlar” işlemekle suçlayarak kınadı. Kral, İsrail’in adını özellikle anmasa da resmi Suudi basını, kralın genelde İsrail’i, özelde de Başbakan Benjamin Netanyahu’yu kastettiğini belirtti. Hamas’a hiç değinmeyen Kral, geniş bir şekilde “İslam’ın saf ve insancıl imajını bozan teröristlerden” söz etti. Suudi basını, bu sözlerin Hamas’a değil, El Kaide ve İslam Devleti’ne (İD) yönelik olduğunu açıkladı. Kral ayrıca en kötü terörün devlet terörü olduğunu söyledi ki bu da Suudi söyleminde İsrail’i işaret ediyor.

Suudi istihbaratının eski başkanı Prens El Türki Faysal, 25 Temmuz’da Al-Monitor’da yayımlanan yazısında İsrail’in Gazze’de “sivillere karşı barbarca bir saldırı” yürüttüğünü ve iki devletli çözüme dönük Suudi barış planını hayata geçirme şansını baltaladığını vurguladı. Bugün sade bir vatandaş olan ve her daim açık sözlülüğünü koruyan Prens Türki, Hamas’ı da birçok “hatası” nedeniyle eleştirdi, bilhassa da Hamas’ın kendisine daha aktif destek veren Türkiye ve Katar ile “isabetsiz bir ortaklık” içinde olduğunu belirtti.

Suudi Arabistan’ın Londra büyükelçisi de açık bir mektup yazarak İsrail ile Suudi Arabistan arasında gizli iş birliği iddialarını “katıksız saçmalıklar” ve “mesnetsiz yalanlar” olarak eleştirdi. Büyükelçi Prens Navaf, İsrail’in Gazze’de “soykırım” ve “insanlığa karşı suç” işlediğini söyledi. Büyükelçinin bu yazısı, Suudi ulusal güvenlik danışmanı Prens Bandar ile Mossad başkanı arasında temaslar olduğuna dair sağcı İsrail basınında çıkan haberlere ve İngiliz basınında yine gizli iş birliğinden söz eden haberlere yanıt niteliğindeydi.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish